Güncel:
MİLLETVEKİLİ KUYUCUOĞLU ‘HAYIR' LOKMASI DAĞITTI

 İnönü Bulvarı üzerindeki ‘Hayırevi’ni geçtiğimiz günlerde faaliyete açan CHP Mersin Milletvekili Serdal
Kuyucuoğlu, Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlen ‘hayır’ lokması dağıtımını da

‘hayırevinde’ gerçekleştirdi.

Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’ın yanı sıra çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte

Kuyucuoğlu, yüzlerce vatandaşa kendi elleriyle lokma tatlısı ikram etti.

‘YENİ PADİŞAHLARA İHTİYACIMIZ YOK’

Kuyucuoğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, “160 yıl önce başlayan emek, özgürlük ve demokrasi

mücadelesi hala devam ediyor. Kadınlar özellikle ülkemizde maalesef hala istenilen yerde değil. Kadın

cinayetleri devam ediyor, kadınlar istenilen yere ulaşabilmiş değiller. Daha çok yolumuz var” dedi.

“Kadınlar bir elmanın yarısı gibi. Yarısı olmazsa bir bütün olmaz” diyen Kuyucuoğlu, “Demokrasi bir

kuş gibi. Kuş misali iki kanadı olmazsa uçamaz. Kuşun bir kanadı kadınlardır. Burası Anadolu. Analar

yurdu. Nice analar yetiştirmiş. Türkiye’nin istiklal mücadelesinde, cumhuriyetin kurulmasında anaların

yeri var. Anaların çabasıyla bu toprakları kanla, ateşle yoğurarak yurt etmişiz, Anadolu yapmışız.

Türkiye’de demokrasi için, özgürlükler için, hukuk için, iş ve ekmek için analar ağladı. Artık anaların

ağlamasını istemiyoruz” diye konuştu.

Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, anayasa değişikliğiyle ilgili değerlendirmelerde de bulundu.

Kuyucuoğlu, “94 yıl önce saraydan alınarak meclise verilen egemenlik, bu Anayasa değişikliğiyle yine

bir saraya, Beştepe Sarayı’na verilmek isteniyor. Biz bunu kabul edecek miyiz? Biz padişahları 94 yıl

önce gönderdik. Yeni padişahlara ihtiyacımız yok. Biz demokrasimizi geliştirmek istiyoruz.

Kadınlarımızın, çocuklarımızın geleceğini teminat altına almak istiyoruz” dedi.

‘NE YARGI KALIR, NE HÜKÜMET KALIR’

Cumhurbaşkanının aynı zamanda parti başkanı olması durumunda tarafsızlığını kaybedeceğini,

böylesi bir durumda demokrasiden söz etmenin mümkün olmayacağını vurgulayan Kuyucuoğlu,

“Türkiye yönetim sistemi üç ayak üzerine kurulmuştur. Yasama, yürütme ve yargı. Bu üç erki de bir

kişinin eline verirseniz orada demokrasiden söz etmek mümkün değildir. İnsanların başvurabilecekleri

ne yargısı kalır, ne hükümeti kalır, ne devleti kalır. Türkiye’yi bir Ortadoğu ülkesine çevirmek

istiyorlar. Türkiye’yi Suriye yapmak istiyorlar. Birçok değişiklik diktatör dedikleri Suriye anayasasından

alınıyor. Biz 1923’te yönümüzü batıya döndük. 94 yıl sonra yönümüzü doğuya döndürmek, bizi bir

Ortadoğu ülkesi haline getirmek istiyorlar. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Mersinliler olarak

müsaade etmeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak müsaade etmeyeceğiz. Hep birlikte

sandıklara gideceğiz ve hayır oyumuzu kullanacağız” ifadelerini kullandı.

‘OHAL SÜREKLİ HALE GELECEK’

Kuyucuoğlu, “Bu anayasa ile birlikte kimsenin ne hukuki açıdan, ne insan hakları açısından, ne

mülkiyet açısından özgürlüğü ve hak arama imkanı kalıyor. İnsanlarımızı koruyacak bir mevki

kalmıyor. Bir kontrol mekanizması yok. Bugün OHAL var. Hukuk askıda. Adliyede hakimler, savcılar

yeterince görevlerini yapamıyor. Korku içindeler, tehdit altındalar. Bu anayasa değişikliği halinde

Türkiye sürekli OHAL’i yaşayacak. Kimsenin güvencesi kalmayacak. Konuşma özgürlüğü kalmayacak.

İnsan hakları kalmayacak. Demokratik hakları kullanmak kalmayacak. Biz bunlara layık değiliz. Burada

parti ayrımı gütmüyoruz. Bu herhangi bir seçim değil. Herkes günü geldiğinde kendi partisine oy

verebilir. Hangi partiyi seviyorsa ona oy verebilir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde beğendiği adaya oy

verebilir. Ama bu ülkenin geleceğinin oylanmasıdır. Bu referandum bir parti seçimi değil, bir sistem

seçimidir” dedi.

‘GERİ DÖNÜŞ YOK. SONRASI KARANLIK’

Anayasanın değişmesi durumunda cumhurbaşkanlığı seçimiyle bir kişinin seçileceğini ve o kişinin

bakanları, valileri, parti il başkanlarını tayin edeceğini belirten Kuyucuoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hepsi atamayla, tayinle gelmiş insanlarla ülke idare edilecek. Meclisin hiçbir fonksiyonu kalmayacak.

Çünkü bakanlar dışardan atandıkları için, memur vasfında oldukları için milletvekillerine karşı sorumlu

olmayacaklar. Onlardan hesap da sorulamayacak çünkü dokunulmazlığa sahip olacaklar. Ancak 400

vekilin imzasıyla onlar hakkında soruşturma açılacak. Biz milletin vekili olarak gidip bir bakana soru

soramayacağız. Hakkında soruşturma isteyemeyeceğiz. Çünkü meclise karşı sorumlukları olmayacak.

Böyle bir sistem dünyanın hiçbir tarafında yoktur, özel olarak Türkiye için oluşturulmuş bir sistemdir.

Bu sistemin demokrasiyle memokrasiyle hiç alakası yoktur. Türkiye’de baskıyı daha da artıracak, tek

adam rejimini, padişahlıktan daha ağır bir rejimi ortaya koyacak bir sistemle karşı karşıyayız. Onun

için barutumuzu sonuna kadar harcayacağız, hayır için hep beraber çalışacağız. Bu savaşı kazanmak

zorundayız. Bunun geri dönüşü yok. Sonrası karanlık. Onun için Türkiye Cumhuriyeti’nin devamını

isteyen, ülkesine sahip çıkmak isteyen, bu ülkenin karanlığa gömülmesini istemeyen herkesi sandığa

gitmeye ve hayır demeye çağırıyorum.”
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Usta Oyuncu Bülent Kayabaş Hayatını Kaybetti
Yeşilçam'ın usta oyuncularından Bülent Kayabaş 72 yaşında hayatını kaybetti. Kayabaş'ın...

Haberi Oku