Mersin İdman Yurdu:
Ithalat Çözüm Değil, Dışarıdan Gelecek Fasulye Fiyatı Ancak 1,4 Lira Düşürür
Kuru fasulyedeki fiyat artışını durdurmak için ithalata uygulanan yüzde 20 oranındaki gümrük vergisinin sıfıra indirilmesi, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldı. Bakliyat toptancıları, ithalatın çözüm olmadığını, gümrük vergisinin sıfırlanmasının fiyatlarda çok fazla bir değişikliğe yol açmayacağını söylüyor. Kuru fasulyede gümrük vergisinin sıfırlanmasının, toptan 7 lira olan ithal ürünün fiyatını ancak 1,4 lira düşürebileceğine dikkat çeken Izmir Ticaret Borsası (ITB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz, “15 lira olarak baz alınan fasulye fiyatı ancak 13,5 liraya gerileyecektir ki bu da önemli bir fiyat düşüşü değildir.” dedi.

Şeker ve Ispir fasulyeleri baz alınarak fiyatların 15 liraya yükseldiği yönündeki haberlerin yanıltıcı olduğunu ifade eden Korkmaz, kaliteli yerli ürün kuru fasulyeyi 6-7,5 liraya satın alabileceklerini söyledi. Fiyatlarda yaşanan sıkıntının, son yedi sekiz yılın yanlış üretim ve destekleme politikalarından kaynaklandığını ileri süren Korkmaz, “Son günlerde şeker ve Ispir fasulyesi baz alınarak kuru fasulye fiyatlarının 15 liraya yükseldiği şeklinde yanıltıcı haberler ulusal kanallarda yer almaktadır. Konya Çumra fasulyesinin fiyatı 3 lira olduğu zaman bile Ispir fasulyesinin fiyatı 10-12 liradan düşük olmamıştır.” diye konuştu. Türkiye’de en çok tüketilen Konya, Karaman ve Niğde fasulyelerinin Mersin ve Konya Ticaret borsalarında naturel olarak 5-5,2 lira arasında işlem gördüğünü aktaran Korkmaz, şunları kaydetti: “Bu ürünler Izmir, Istanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde yer alan toptancılarda, ancak yüzde 2–3 kârla satılabilmektedir. Nitekim Izmir Gıda Çarşısı’nda sıra fasulyesi 5,8 lira, dermason fasulyesi 6,2 lira, horoz fasulyesi 7 lira ve çalı fasulyesi 7,5 liradan satılmaktadır. Dolayısıyla vatandaşlarımız, 6 ile 7,5 lira arası fiyatlardan, istedikleri kalitede yerli ürün kuru fasulyeyi satın alabilir ancak bu ürünleri yüzde 100 kârla satarak fırsatçılık yapan satış yerlerinin denetlenmesi gerekmektedir.”

SIKINTI YANLIŞ ÜRETIM VE DESTEKLEME POLITIKASINDAN KAYNAKLANIYOR

ITB Başkan Yardımcısı Korkmaz, 2003 yılına göre ekim alanlarının yüzde 43, üretimin ise yüzde 20 gerilediğini ve kuru fasulyeden para kazanamayan üreticinin mısır, ayçiçeği gibi ürünlere yöneldiğini aktardı. Kuru fasulye üretimine kilo başına verilen 10 kuruş desteklemenin üreticiyi tatmin etmediğini savunarak, “Üstelik 9–11 kuruş civarındaki stopaj kesintisi nedeniyle üreticinin eline bir destekleme de geçmemiş olmaktadır. Üreticimizin, fiyatın en az yüzde 5’i oranında desteklenmesi gerekmektedir.” dedi.

‘DÜNYADA ITHAL EDILECEK KALITELI KURU FASULYE KALMADI’

Fasulye piyasasında yaşanan son gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Ercan Korkmaz, şunları kaydetti: “Yurtdışından gelmiş ya da gelecek olan fasulyelerin Türk halkının damak tadına uymadığı, özellikle Çin’den ithal edilen fasulyelerin kabuk atma, pişirirken dağılma yaptığı bilinmektedir. Dünyada şu anda kaliteli fasulye kalmamıştır. En yoğun ithalat yaptığımız ülkeler olan Arjantin, Kanada, Mısır ve Kırgızistan’da bu sezon üretim kısıtlıdır. Şu an itibariyle bu ülkelerden gelecek fasulye yoktur ancak kalitesi çok düşük, hiçbir lezzeti olmayan, tabiri caizse fasulye benzeri ürünler ithal edilecektir. Bu ürünlerin vatandaşlarımız tarafından tüketilmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ayrıca ithal bakliyatın özellikle marketlerde satılırken menşeinin doğru yazılmadığı, kötü ithal ürünlerin Türk malı olarak satıldığı ve bu yüzden vatandaşımızın bakliyat tüketiminden soğuduğu, geçtiğimiz yıllarda Japonika isimli fasulyenin tüketime ne zararlar verdiği bilinmektedir.”

‘TÜRKIYE’DEKI PIYASA DÜNYADAKI GELIŞMELERDEN DIREKT ETKILENIR HALE GELDI’

Son yıllarda kuru fasulye ihracatının azaldığını, ithalatının ise giderek arttığını vurgulayan Korkmaz, “Dolayısıyla yurtiçi fiyatlar, dünya bakliyat piyasalarındaki gelişmelerden ciddi şekilde etkilenir olmuştur. Nitekim fiyat artışlarının nedenlerinden birisi de önemli üretici ülkelerdeki iklim koşullarına bağlı olarak piyasalara arz edilen miktarın düşmesidir. Küresel piyasalarda yaşanan bu gelişmelerden ülkemizin olumsuz etkilenmemesi için harman zamanında piyasaların iyi analiz edilmesi gerekiyordu. O dönemde uluslararası fiyatlardaki yükseliş ülkemizden yapılan ihracatın artmasına neden olmuş, arz miktarı açısından yurtiçi piyasalar bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. Uygulanacak politikalarla kuru fasulye ihracatının artışına engel olunması gerekirdi. Bu politikalar aynı zamanda mevcut fiyatlardan daha düşük fiyata kuru fasulye ihracatının da yapılmasına neden olabilirdi. Yaşadığımız bu süreç, tarımsal ürün piyasaları için orta ve uzun vadeli planlama konusunda eksikliğimizi de açıkça ortaya koymaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

MERSİN BÜYÜKŞEHİR İTFAİYESİ İLE AKUT...
Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile AKUT Mersin temsilciliği arasında karşılıklı...

Haberi Oku