banner107

Demirtaş: Abdullah Öcalan Baş Müzakereci olarak İmralıdadır

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Abdullah Öcalanın 15 yıldır İmralıda tutsak olarak tutulduğunu ve bunu kınadığını söyledi.

Abone olbanner90
Akdeniz 16.02.2014, 15:55 16.02.2014, 15:55
308
Demirtaş: Abdullah Öcalan Baş Müzakereci olarak İmralıdadır
Öcalan BAŞ MÜZAKERECİ OLARAK, İMRALIDADIR

Bdp Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Akdeniz İlçe teşkilatında bir konuşma yaptı. Demirtaş, Abdullah Öcalanın 15 yıldır İmralıda tutsak olarak tutulduğunu ve bunu kınadığını söyledi.

Öcalanın 15 yıl önce aralarında uluslararası büyük devletlerin de bulunduğu bir komplo ile kaçırılarak Türkiyeye teslim edildiğini belirten Demirtaş, şunları söyledi:"Türkiyenin haberi bile olmadan, o dönem Türk hükümetinin bilgisi dahi olmadan, tarihe kara bir leke düşecek şekilde planlandı. 15 Şubat 1999da Öcalan hukuk dışı bir şekilde kaçırılarak Türkiyeye getirip teslim edildi. Buradan, Mersinde bir kez daha kınıyoruz. Dönemin Başbakanı, Öcalanı neden Türkiyeye teslim edildiğini bilmediklerini, açık bir şekilde itiraf etmişti. Sayın Öcalanda, Kürt halkı da bu hukuk dışı komplonun neden yapıldığını çok iyi biliyor. Onu Kenyanın başkenti Nairobiden hukuk dışı, yasa dışı bir şekilde kaçıranlar bizim tarihimizi bildikleri için, bizi birleştirecek kişinin o olduğunu bildikleri için önce başı ezip, kafayı koparıp gövdeyi paramparça, darmadağın etmek istediler. İşte bize yapılmak istenen buydu. Komplonun birinci amacı buydu. 2ncisi Başkan Apo kaçırılıp Türkiyeye teslim edildiğinde, Kürtler ve Türkler birbirini boğazlayacaklar. Sokaklarda meydanlarda, şehirlerde, köylerde Kürt-Türk çatışması çıkacak. Bu etnik çatışma büyük bir katliama, bir soykırıma dönüşecek. Türkiye Bir Daha Asla başını doğrultamayacağı bir şekilde kan gölüne dönecek paramparça olacak. Onu kaçıranlar bunu da hesaplayıp komployu yaptılar. O dönem Türk hükümeti kucağında bir anda bir ateş topu buldu. Aslında bu tehlikeyi, bu komployu bu tuzakları ilk sezen ve anlayan Abdullah Öcalanın kendisiydi. Kaçırıldığı ilk dakikadan itibaren bu tehlikelere dikkat çekti. Mesele ben değilim dedi. Benim şahsımda hem Kürtleri katliamdan geçirecekler, hem de Türklerle Kürtleri savaştırıp, Türkiyede kendi egemenliklerini ilelebet kuracaklardı."

Öcalanın o dönem, imkansızlıklar içerisinde kimseyle temas kuramadan sadece bir grup avukat aracılığıyla dışarıya mesajlar gönderdiğine dikkat çeken Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öcalan, bu oyunu, kirli tezgahı bozalım dedi. Biz hemen barış, bir ateşkes yapalım dedi. Halk, örgüt sağ duyulu olsun. Kendisi bunları düşünürken, bu kadar hassas davranırken, dışarıdaki o dönemin Türk siyasetçileri eline ip alıp idam naraları atmaya başladılar. O dönemin milliyetçileri başta olmak üzere, o dönemin Saadet Partisi yani şu anki adıyla Ak Partililer idam için bastırmaya başladılar. Bugün hükümette olanların çoğu o dönem idam için uğraştılar. İşte komplonun amacını anlamayan, Öcalanın neden Türkiyeye teslim edildiğini anlamayan bu küçük beyinliler o tezgaha, o komploya alet olacak kadar küçüldüler. O dönem Türkü de, Kürdü de bu büyük komplo tuzağından çıkaran, 12 metrekarelik hücrede başkan Apo oldu. Bütün bu çağrıları yaparak o dönem barış stratejisini geliştirerek, geri çekilme çağrısı yaparak, ateşkes ilan ederek barış görüşmelerine hazır olduğunu ilan ederek büyük bir komployu, bir katliamı, boğazlaşmayı, iç çatışmayı durduran kişi oldu. Bunu hiçbir Türk siyasetçisi, o dönemin başbakanı, hükümeti dahi hiç kimse hesaba katamadı. İşte 15 yıl boyunca bu anlayışla komployu boşa çıkarmak için bu ülkenin Türkü ile Kürdü ile herkesin eşitçe, özgürce yaşayabileceği bir ortamı yaratmak için mücadele eden yine başkan Aponun kendisi oldu. O dönem onu adaya getirip, esaret altına alanlar artık biz Apoyu bitirdik dediler. Apo bitti dediler ama 15 yılda gördü ki bitenler kendiler oldu."

BAŞ MÜZAKERECİ ÖCALAN

Demirtaş, 15 yıl önce İmralıya konulan Öcalan ile bugün ki Öcalan aynı olmadığını ifade ederek, "Artık bir halk lideri olarak, halk önderi olarak karşımızdadır. Bunların, 15 yıl önce bayıltarak, elini, gözünü bağlayarak kaçırdıkları kişi ile bugünkü Abdullah Öcalanın gücü aynı değil. Artık Abdullah Öcalan Baş Müzakereci olarak, Kürt halkının lideri olarak İmralıdadır. Daha güçlüdür. Bunu da sizlerin gücü ve desteği başardı. Arkasında duran halk gücünü, onu yalnız bırakmayan, düşüncelerini yalnız bırakmayan başta analar, kadınlar, genç arkadaşlar olmak üzere halkın gücü işte bu komployu boşa çıkarttı. Şimdi aradan geçen bu 15 yıl sonrasında artık İmralı düzeninin, sisteminin son bulması gerektiğini söylüyoruz. Madem İmralıda bir görüşme var, madem sayın Öcalanın bir çağrısı ile silahlar susuyor, akan kan duruyorsa halk üzerinde bu kadar etkili, gücü olan bir lider artık İmralıda kalmamalıdır. Artık rehine pozisyonuna, esir durumuna son verilmelidir. 15 yıl önce Türkiyeyi büyük bir kaostan, iç çatışmadan kurtaran, bu ruh, bu anlayıştır. Şimdi bu zihniyeti, barışı temsil eden bu anlayışı artık İmralıda tutamazsınız. Halkla buluşması lazım. Bu ülkede kalıcı barış için, hiçbir şekilde silahların konuşmaması için, sorunlarımızı diyalogla, müzakere ile çözebilmek için artık sayın Öcalanın önünün açılması lazım. Başkan Apoyu halkla buluşturmanın, kucaklaştırmanın zamanıdır artık. Hiçbir halk kendisine önder, lider olarak belirlediği bir kişinin bir adada esir olarak tutulmasını kabul edemez. O nedenle de bize dayatılan onursuzluktur. Biz İmralı sistemini kabul etmedik, etmeyeceğiz. Abdullah Öcalanın bu durumunu, yani barışa dair umudunu koruduğu bugünlerde bizlerde onun etrafında kenetleneceğiz. İşte 30 Mart seçimleri bunun için bir fırsattır. Sizler bugüne kadar Öcalanın düşünceleri, perspektifleri, ortaya koyduğu strateji, ortaya koyduğu barış mücadelesi ile elbette ki büyük mesafeler kat ettik. 30 Mart bizim için sadece belediye başkanı seçmek seçimleri değildir. İnşallah, halkın gücüyle, sizlerin yürüttüğü mücadele ile bizler bütün cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz. Bütün özgürlük mahkumlarının dışarı çıktığını göreceğiz. 15 Şubat komplosunun tutmadığını, bu komplonun artık boşa çıktığını, amaçlarının ise asla gerçekleşmeyeceğini ispatlamış oldunuz. O nedenle artık başkan Aponun özgürlüğünün zamanıdır" dedi.

Selahattin Demirtaşın konuşmasının ardından grup daha sonra ise Siteler Mahallesindeki Bdp İlçe binası önünden Abdullah Öcalan posterleri açarak yürüdü. Grup yaklaşık 5 kilometre yürüdükten sonra 3 Ocak Mahallesinde bulunan Orman Bölge Müdürlüğü civarında yürüyüşü olaysız bir şekilde tamamlayarak dağıldı.

Yorumlar (0)