Altı rakamının son basamağına geldim, dokuza ulaştım. Birbirinin zıttı, ters çevrildiklerinde ise birbirinin yerini tutan, 62’den sonra tavşan yapılabilecek son rakam olan 69, dünyaya ilk çığlığı attığımdan bu yana dünyanın güneş etrafında altmış dokuz kez dolaştığını gösteriyor. Bir yanda bir sevinç, birçok şeyi görmeme, evlenip çocuklarımı yetiştirmeme, büyük ailemin daha da büyümesine tanık olmama, mesleğim gereği tanıdık, tanımadık birçok insanın sağlığına katkı sunmama, hayatın akışı gereği birçok insana dokunmama, birçok insanın da bana dokunmasına fırsatı yarattığı için; bir yanda hüzün, benimle aynı zamanlarda hayat yolculuğuna çıkan birçok sevdiğim insanın ömrünün bugüne gelmeye yetmemesini gördüğümden…
“Sadece yaşamanın, yaşıyor olmanın kıymetli olduğunu fark ettiğim, bu farkındalığı umutsuzca içselleştirmeye çalıştığım altmış sekizinci yaşım üzerine yazıyorum.
Sıra dışı olmanın matah olduğunu düşünüp, olamadığım için dertlendiğim yıllardan sonra, belki beceriksizliğimden, belki çaresizliğimden ama samimiyetle sıradan kişiliğimi kabul ederek kutlayacağım altmış sekizinci yaş günümü.”.
68. yaş günümü böyle bir itirafla kutlamış ve “Evrende bir toz zerresinden öte bir şey olmadığımın farkına vararak, bu farkındalığın huzuruyla ( sahi bunu içselleştirebildim mi?) Altmış sekizinci yaşıma hoş geldin diyorum…”
Diyerek o zamanki yeni yaşımı davet etmişim hayatıma.
Şimdi 69. yaş çaldı kapıyı ve davet beklemeden girdi içeri ve ilk ve tek sorusunu sordu: ’68. yaşının başlangıcından bu yana evrende bir toz zerresinden öte olmadığını içselleştirme çabaların nasıl gidiyor?’
Zor soru…
Yanıtını yaşam boyunca tam olarak veremeyeceğim…
Ancak hayatımın bundan sonrasını bu sorunun yanıtı aramak yerine böyle olduğumu hissettiğim bir süreç olarak yaşamak niyetindeyim.
Neye niyet neye kısmet…
69 rakamı aynı zamanda bir uzak doğu felsefesi olan Yin Yang’ı anımsatıyor. Yin ve Yang, zıtlıkların uyumunu ve birbirini tamamlama sürecini anlatan eski bir Çin felsefesi ve Taoizm öğretisidir. Evrendeki her şeyin bir zıddı olduğunu ve dengenin ancak bu zıt güçlerin ahenkli birleşimiyle sağlanabileceğini savunur.
Umudum, hayatın bana fark ettirdiği bu zıtlıkları, bir sorunmuş gibi algılamaktan uzaklaşma çabamın altmış dokuz yaşımda her geçen gün daha da işe yaraması ve zıtlıkları hayatımın doğal bir parçası olarak kabul edip uyuma ve dengeye biraz daha yaklaşabilmem.
Bir umudum da 70. yaşımın yazısında da bir önceki yaşımın yazısının muhasebesini yapabilmek…
Hoş geldin altmış dokuzuncu yaşım.
Ülkeme hoşluk getir…
İnsanlığa güzellikleri yaşama fırsatı sun.
İyiliklerin yaşandığı bir dünya görmemi sağla…
Nedim İnce
02. 06. 2026