İSTANBUL, (DHA)- MEDİPOL Sağlık Grubu, 1-30 Eylül Dünya Alzheimer Ayı kapsamında düzenlediği panelde hastalıkla mücadelede öne çıkan gelişmeleri farklı uzmanlık alanlarının katkısıyla ele aldı. Panelde, yeni nesil erken tanı yöntemlerinin yanı sıra aşının Türkiye'ye gelişi, bilim dünyasındaki son gelişmeler ve Alzheimer hastalarına yönelik multidisipliner yaklaşımlar değerlendirildi.
Medipol Sağlık Grubu, 1-30 Eylül Dünya Alzheimer Ayı kapsamında düzenlediği panelde Alzheimer ile mücadelede öne çıkan güncel gelişmeleri farklı uzmanlık alanlarının katkısıyla ele aldı. Moderatörlüğünü Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu'nun üstlendiği panelde; İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Özden Erkan Oğul, Diyetisyen Beyza Tağraf ve Psikolog Suat Yılmaz bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
'YENİ TEDAVİLER HASTALIĞIN SEYRİNİ YAVAŞLATABİLİYOR'
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfü Hanoğlu, Alzheimer hastalığının tek bir uzmanlık alanıyla ele alınamayacak kadar kapsamlı bir hastalık olduğunu belirterek, tanı ve takip sürecinde farklı branşların birlikte çalışmasının önemine değindi. Hastalığın aynı zamanda aileyi ve toplumu da ilgilendirdiğini ifade eden Prof. Dr. Hanoğlu, son dönemde öne çıkan gelişmeler arasında yeni nesil tedavilerin bulunduğunu belirterek, 'Yeni sınıf tedaviler hastalığın seyrini yavaşlatma kapasitesine de sahip. Yakın zamanda Türkiye'de de kullanıma geçecek' dedi.
Bu tedavilerin henüz gelişimin erken aşamasında olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hanoğlu, önümüzdeki dönemde daha yeni tedavilerin ortaya çıkabileceğini söyledi.
'BEYNİ ÇOCUKLUKTAN İTİBAREN AKTİF TUTMAK ÖNEMLİ'
İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, Alzheimer'ın erken evrede yakalanabildiğini belirterek, bilişsel sağlığın korunmasında yaşam tarzının önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Günümüzde ekran kullanımının artması ve eğitim süreçlerinin ilerleyen yaşlardaki bilişsel kapasite üzerinde etkili olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Aras, beynin çocukluk döneminden itibaren aktif tutulması gerektiğini belirtti. 'Matematik, dil öğrenme, enstrüman çalma gibi aktiviteler yapılmalı. Gençlik çağında beyin ne kadar fazla bilgiye maruz kalırsa o kadar sağlıklı oluyoruz' diyen Prof. Dr. Aras, beslenmenin de önemli olduğunu vurgulayarak yapay ürünler ve fast food yerine Akdeniz mutfağının tercih edilmesini, vitamin kontrollerinin ihmal edilmemesini önerdi.
'AŞI HER HASTA İÇİN UYGUN OLMAYABİLİYOR'
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, Alzheimer hastalığında kesin bir tedavi bulunmadığını ancak hastalığın seyrini değiştirmeye yönelik yeni tedavilerin kullanılmaya başlandığını belirtti. Bu tedavilerin beyindeki bazı fizyolojik süreçleri etkileyerek hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı hedeflediğini ifade eden Doç. Dr. Arı, 'Her hastada aşı tedavisi olmuyor. İnce eleyip sık dokumamız gerekiyor. Hastaları yakından takip etmek ve iyi değerlendirmek gerekiyor' dedi.
Aşı tedavileriyle ilgili değerlendirme yaparken hasta seçiminin önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Arı, bu alandaki gelişmelerin henüz erken aşamada olduğunu söyledi.
'GÖRÜNTÜLEMEYLE PROTEİNLERİN YERLEŞİMİ SAPTANABİLİYOR'
Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, Alzheimer hastalığında görüntüleme yöntemlerinin tanı ve hastalığın değerlendirilmesi açısından önemli bilgiler sağladığını belirtti. Genetik testlerin de erken dönemde risklerin değerlendirilmesine katkı sunduğunu ifade eden Dr. Çakır, 'Görüntülemenin bize en büyük avantajı, istemediğimiz proteinlerin nerede yerleştiğini saptamaktır. Nereye yerleştiklerini ve nereye yayıldıklarını belirleyebiliyoruz' dedi.
Dr. Çakır, kan örneği üzerinden yapılan testlerin de değerlendirme sürecinde kullanılabildiğini söyledi.
'FİZİKSEL VE ZİHİNSEL AKTİVİTELER ÖNEM TAŞIYOR'
Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Özden Erkan Oğul, yaşlı bireylerin fiziksel ve zihinsel olarak aktif kalmasının önemine değinerek, toplumdaki 'yaşlıdır, kenarda oturmalıdır' anlayışının değişmesi gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin yanı sıra bulmaca, satranç ve benzeri zihinsel aktivitelerin de yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirten Dr. Oğul, 'Bu hastalıkta multidisipliner yaklaşılması gerekiyor. Rehabilitasyon, yaşam tarzı gibi her alanda değişikliğe gidilmesi gerekiyor' ifadelerini kullandı.
Egzersiz ve aktivitelerin kişinin ilgi alanlarına göre belirlenmesinin de sürece katkı sağlayacağını belirtti.
'BESLENME HASTAYA GÖRE PLANLANMALI'
Diyetisyen Beyza Tağraf, Alzheimer sürecinde doğru ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, beslenme planlamasında temel hedefin yalnızca kilo kontrolü olmadığını söyledi. Hastanın ve yakınlarının doğru beslenme konusunda bilinçlendirilmesinin önem taşıdığını belirten Tağraf, 'Önleyici ve koruyucu beslenme sistemini oluşturuyoruz. Burada hasta ve hasta yakınlarına beslenme eğitimi veriyoruz' dedi.
Alzheimer sürecinde toplumda doğru bilinen bazı beslenme alışkanlıklarının her hasta için uygun olmayabileceğini ifade eden Tağraf, bu nedenle beslenme takibinin kişiye göre planlanması gerektiğini belirtti.
'BEYNİN UYUM BECERİSİ DESTEKLENEBİLİYOR'
Psikolog Suat Yılmaz, Alzheimer hastalarında beynin dışarıdan uyarılmasına yönelik kullanılan yöntemler hakkında bilgi verdi. Elektriksel uyarım sağlayan cihazlarla beynin uyum becerisinin desteklenmesinin hedeflendiğini belirten Yılmaz, 'Beyni dışarıdan uyardığımız zaman beynin uyum becerisini artırmayı hedefliyoruz. Beyne alternatiflerin olduğunu öğretmeye çalışıyoruz' dedi.
Uygulamanın her hasta için uygun olmayabileceğini ifade eden Yılmaz, hastanın tedaviye uygunluğunun değerlendirilmesinin ardından sürecin planlandığını ve erken başlanmasının fayda sağlayabildiğini söyledi.
