Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)- ANTALYA Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) öncülüğünde oluşturulan COP31 Antalya Sivil Platformu'nun üçüncü ve son toplantısında, kentin iklim değişikliği, su güvenliği, afet yönetimi, sürdürülebilir tarım ve yeşil dönüşüm alanlarındaki ihtiyaçlarına yönelik önerileri içeren rapor tanıtıldı. ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, COP31 sürecinin Antalya için uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmanın ötesinde, kentin geleceğine kalıcı katkılar sunacak bir dönüşüm fırsatı olduğunu söyledi.
ANSİAD tarafından Antalya'nın COP31 sürecindeki rolünü güçlendirmek ve kalıcı iş birliklerine zemin hazırlamak amacıyla oluşturulan COP31 Antalya Sivil Platformu'nun rapor lansmanı gerçekleştirildi. Platform kapsamında 25 Şubat ve 25 Mart tarihlerinde düzenlenen toplantıların ardından yapılan üçüncü ve son buluşmada, farklı çalışma gruplarının değerlendirmeleri ve önerileriyle hazırlanan rapor paylaşıldı. İş dünyası, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve akademisyenleri bir araya getiren platformda, Antalya'nın iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanlarındaki ihtiyaçları ele alındı.
'ANTALYA İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT'
Toplantının açılışında konuşan ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, COP31 sürecinin Antalya açısından taşıdığı öneme dikkati çekti. Sürecin yalnızca uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmakla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özbek, 'COP31 sürecinin Antalya için yalnızca uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmak anlamına gelmediğini hepimiz düşünüyoruz. Bu sürecin çevre, iklim, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanlarındaki kapasitemizi geliştirmek, ortak sorunlarımıza birlikte çözüm üretmek ve Antalya'nın geleceğine kalıcı katkılar sunmak için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz' diye konuştu.
'ORTAK AKILLA HAREKET ETMELİYİZ'
İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularının tek bir kurumun ya da kesimin çabasıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Özbek, platformun farklı disiplinlerden paydaşları ortak bir zeminde buluşturduğunu ifade etti. İş dünyası, sivil toplum ve akademinin bilgi ve deneyimini bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirten Özbek, ortak akla dayalı bir yaklaşım geliştirdiklerini kaydetti.
Çalışma gruplarının değerlendirmeleri sonucunda hazırlanan raporun önemine değinen Özbek, 'Bu raporu yalnızca mevcut durumu ortaya koyan bir çalışma olarak değil, Antalya'nın ihtiyaçlarına ve geleceğine yönelik öneriler içeren bir yol haritası oluşturma çabasının önemli bir adımı olarak görüyoruz' dedi.
'ÖNEMLİ OLAN ÖNERİLERİN UYGULANMASI'
Raporun hazırlanmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Özbek, ortaya konulan görüşlerin ilgili kurum ve paydaşlar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özbek, 'Asıl önemli olan ortaya konulan görüşlerin ilgili kurumlar ve paydaşlar tarafından değerlendirilmesi, uygulanabilir önerilere dönüştürülmesi ve sürecin devamlılığının sağlanmasıdır' dedi.
ANSİAD olarak Antalya'nın geleceğine katkı sunacak iş birliklerini desteklediklerini ifade eden Özbek, raporun hazırlanmasına katkı sağlayan kurumlara, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına, üniversitelere ve çalışma gruplarında görev alan temsilcilere teşekkür etti.
ÇALIŞMA GRUPLARININ ÖNERİLERİ ELE ALINDI
Açılış konuşmasının ardından COP31 Antalya Sivil Platformu raporuna ilişkin bilgilendirme oturumu düzenlendi. ANSİAD İklim Değişikliği ve Çevre Çalışma Masası Başkanı Cem Arüv'ün moderatörlüğündeki oturumda, çalışma gruplarının değerlendirmeleri ve rapor sonuçları ele alındı.
Antalya'da Kentleşme, İklim Riskleri ve Afetler Çalışma Grubu ile Sürdürülebilir Tarım, Sürdürülebilir Ekosistem ve Sürdürülebilir Turizm Çalışma Grubu'nun çalışmalarına ilişkin sunumu, Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Güray Doğan gerçekleştirdi.
Su Güvenliği ve Kuraklık Yönetimi Çalışma Grubu'nun değerlendirmelerini Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ethem Karadirek aktarırken, Enerji, Enerji Verimliliği, Dijital ve Yeşil Dönüşüm Çalışma Grubu'nun çalışmaları hakkında ise Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Atmaca bilgi verdi.
Toplantıda, Antalya'nın iklim değişikliğine karşı hazırlık kapasitesinin geliştirilmesi, su kaynaklarının korunması, kuraklıkla mücadele, afet risklerinin yönetilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi başlıkları ele alındı.
'DÖRT GÜNLÜK YAĞIŞ 40 DAKİKADA YAĞABİLİR'
COP31 Antalya Sivil Platformu raporunun tanıtım toplantısının soru cevap bölümünde, Antalya'da dün etkili olan aşırı yağışlar da gündeme geldi. Doç. Dr. Güray Doğan, Prof. Dr. Ethem Karadirek ve Prof. Dr. İbrahim Atmaca, değişen yağış rejimine dikkati çekerek, kentlerin altyapı ve üstyapı planlamasının iklim değişikliğine uygun hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Doç. Dr. Güray Doğan, aşırı yağışların etkilerinin azaltılmasında altyapının yanı sıra kentin doğal yapısının ve şehir planlamasının da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Antalya'nın iklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirten Doğan, 'Altyapımızı bunlara hazır hale getirmemiz gerekiyor. Yeşil aksların ve yeşil koridorların da planlara dahil edilmesi, su tahliyesinin doğru yapılması gerekiyor' dedi.
İklim değişikliğiyle birlikte yağışların miktarının yanı sıra yağış süresinin de değişebileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Ethem Karadirek ise, 'Eskiden dört günde yağan yağmur artık 40 dakikada yağabilir. Dolayısıyla bunu sadece yağmur suyu drenaj hatlarına yeni hatlar ekleyerek çözmek mümkün değil' dedi. Kentlerde doğal su akış güzergahlarının korunmasının önemini vurgulayan Karadirek, 'Normalde doğa kendisi o suyu tahliye edebilecek şekilde bir dizayna sahipti fakat biz bunu bozduk' dedi.
Prof. Dr. İbrahim Atmaca da değişen yağış rejimine uygun drenaj sistemlerinin oluşturulması gerektiğini belirtti. Yağmur suyunun kanallar aracılığıyla, derelerin taşmaması amacıyla güvenli biçimde aktarılmasını sağlayacak mühendislik uygulamalarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Atmaca, 'Şu anda palyatif çözüme yer yok, kökten çözümler daha uyumlu olacaktır' dedi.
Toplantı soru cevap bölümünün ardından sona erdi.




