FESTİVAL KOMİTESİ’NDEN KAYGI VERİCİ BİR GİRİŞİM

siyasi bir mecraya çekme, bir kamplaşma yaratma çırpınışlarından vazgeçilmeli

Abone olbanner90
Güncel 01.06.2014, 20:08 01.06.2014, 20:08
179
FESTİVAL KOMİTESİ’NDEN KAYGI VERİCİ BİR GİRİŞİM
 (Uluslararası) Klasik Müzik Festivali ile ilgili yazdıklarımın yeteri kadar anlaşıldığı inancıyla,   bu konuda başka yazı yazmak istemiyordum.

Fakat geçtiğimiz gün yapılan basın toplantısını ve açılış konserini gördükten sonra bir yazı daha yazmak ve hala anlaşılamayan bazı gerçekleri daha somut bir şekilde ortaya koymak gerektiğini düşünüyorum.

 

Festival ilgilileri, yapılan eleştirileri somut verilerle ve konuyu saptırmadan, kendi sınırları içinde cevaplamak hakkına sahiptir; bunda bir sorun yoktur. Ancak, benim konuya ilişkin yazdığım yazılarda Festivale yönelik eleştirilerim çok açık, somut ve bir ideolojik saptırmaya tenezzül etmeden doğrudan organizasyona hakim düşünce ve bütçe tasarrufuna yöneliktir.

Burada da bir sorun yok. Ancak…

 

Değerli Festival yetkilileri, hafta içinde bir basın toplantısı yapıyor ve “Festivalimize Sahip Çıkıyoruz!” diye çığlık çığlığa, politik olarak kentte kafalarına uygun kuruluşları topluyor, poz veriyor, bildiri okuyor.

Burada bir etik sorun var: Yapılan müziği sevmeyen dinlemez; organizasyona hakim düşünce yapısından rahatsız olan da bunu demokratik bir hak olarak görür ve susar. Hele bütçesini kendi olanaklarıyla çözümleyebilen bir etkinlikten kime ne !

 

Ama kamu kurumlarının ve ağırlıklı olarak Belediyelerin doğrudan parasal desteğiyle, yani benim ve bu kentte sofrasına ekmek koyma çilesindeki hemşerilerin ödediği vergilerle kendi kafasına göre bütçe kullanan, yüz binlerce hemşerinin müzik tercihlerini de gözetmek üzere en küçük bir çabayı gereksiz sayan, kentten kopuk bin kişilik seçkin (!) bir çevreden ibaret dünyalarında kentin parasıyla oyun oynayan kibirli bir  kadro var.

 

Bu kadro, onca eleştiriye karşı oturup sakin bir özeleştiri yapacağına, kendi mesleki sorunları konusunda kılları kıpırdamayan kuruluşları,  ya da bu meseleyle yakın uzak hiçbir ilgileri olmayan bazı dernekleri yanlarına alarak kent içerisinde bir kamplaşma ve ayrımcılık yaratma pahasına bir girişimde bulunuyorlar.

Bu çok tehlikeli bir girişimdir.

Biz bu kentte hep birlik, beraberlik, barış, huzur ve hoşgörüden söz ederken ve bunun için mücadele edilmesi gerektiğini söylerken, belli görüşteki derneklerin bir araya getirilerek, bunlara da siyasi içerikli demeçler verdirtmek çok yanlıştır;  ayırımcılığı körükler ve asıl önemlisi de bu festivalin geleceğini çok daha olumsuz etkiler.

 

Sıkıntı bununla kalmıyor tabii…

 

Her toplumsal sorunu kendi ideolojik tıkanışlarını aşmak üzere bir fırsat sayarak ömür tüketen belli dernekler hazır toplanmış iken Bakanlığı ve Devleti de karşısına almadan durulur mu ?

Bu konuda da devşirdikleri üç beş cümleyi araya sıkıştırıvermişler !

Beyefendiler, hanımefendiler ve değerli okurlarım; tane tane tekrar anlatmaya çalışayım:

 

Ben bu festivale ve de hiçbir festivale asla karşı değilim. İsteyen kendi parasıyla ya da sivil sponsorlar bularak istediği festivali yapsın, kimse karışamaz!  Örneğin,22 Haziran Tantuni Festivali…

Mersin’de klasik Müzik severler bin kişi değil 100 kişi dahi olsa onlar da dikkate alınmalı, demokratik haklarına saygı gereği onlar için de bir festival düzenlenebilmeli;  ama her şeyden önce adil olunmalı.

 

Benim anlatmak istediğim şudur:

Belediyenin yani halkın parası ile bin kişinin yararlandığı bir festivale harcanan halkın parası sorgulanmalıdır ve kentin parasıyla düzenlenen bir festival o kentin halkına asgari ölçüde de olsa yaygın bir içeriğe sahip olmalıdır.

Şimdi, değerli festival ilgilileri gibi meseleyi sokak militanı mantığıyla politik şova dönüştürmeden, değerli okurların ve Mersinli hemşerilerin aklına ve vicdanına saygılı bir özen içinde, rakamlarla konuyu daha net açıklamaya çalışayım.

 

·       Narenciye Festivali Bütçe;         780.000. TL.

-Belediyeler Destekli

          -Ücretsiz

          -İzleyici                                           150.000. kişi

 

·       Mersin Kültür Festivali Bütçe;   190.000. TL.

-Belediye DESTEKSİZ

          -Ücretsiz

          -İzleyici                                             100.000. kişi

 

·       (Uluslararsı) Klasik Müzik Festivali Bükçe; 1.100.000. TL.

-Belediye Destekli

          -ÜCRETLİ ( hem de asgari ücretli için hayal sayılan ölçüde )

          -İzleyici   1.000. kişi ( ? )

 

Ben burada Mersin’in tüm insanlarının eşit görülmesi ve kentin imkanlarından eşit yararlanılması; adalet, hak,  vicdan ve etik gibi kavramların ön planda olması gerektiği görüşüyle bu adaletsiz paylaşıma karşı çıkıyorum.

 

Bakınız:

Burada 1.100.000. TL. olan bütçenin  814.000. TL. si Belediyeler tarafından karşılanıyorsa ben buna isyan ederim!

 

Mersin’e ne kazandırdığına, 13 yılda ne kadar yol aldığına, başarısına, izleyenlerin artıp artmadığına bakarım.

Bu adaletsizliğe her kim olursa karşı çıkmayanları, çıkamayanları da bu kenti seven, insanına saygı duyan bir demokrat kişi olarak  çekinmeden sorgularım.

 

Evet; bunun dışında her şey kuru gürültüdür; varsa ikna edici bir cevabınız saygıyla dinlerim, anlamaya çalışırım ve bir eksik, yanlış bilgim olmuş ise düzeltirim.

Ama malum dernek, kişi ve kuruluşları niye arkanıza toplayıp sloganvari cümleler kuruyor, Devleti ve Bakanlığı karşınıza alıyorsunuz?  

 

Belediye bu tür festivallere yardım etmesin gibi bir cümleyi asla kurmadım, kurmam. Belediyeler desteklemeli ama bu kadar adaletsiz değil…

Ve  hesap verilmelidir.

Halkın parasının nasıl harcandığı, kimlere ne paralar verildiği açıklanmalıdır.

Her şey faturalıdır demek yeterli değildir. Bu konuda daha ileri giderek bildiklerimi yazarak, Festival Komitesinde bir çok şeyden habersiz, Mersin için faydalı bir şey yaptığını sanan iyi niyetli dostlarımı incitmek istemiyorum.

 

Daha geçtiğimiz hafta, bir halkın parasının görünüşte faturalara ya da bordroda imzalara dayalı olarak nasıl acımasızca savrulduğunu,    Sn.Burhanettin Kocamaz’ın basın toplantısında ibretle gördük.

 

İkinci bir konu var ve umarım bunda yanılıyorumdur:

Açılış konserinde 638 kişilik Kültür Merkezi Salonu maalesef tam dolu değildi.

Tahminen 550 kişi vardı. 550 kişiden yaklaşık  en az 100 kişi  protokol davetiyelidir.

Yani  Festivalin bin kişiye hitap ettiğine ilişkin ısrarlı iddiamız  doğru çıkmayacak, rakam 500 e düşecek görünüyor!

Yani siz açılış konserinde 638 kişilik bir salonu, protokol konukları ile dahi dolduramıyorsanız;  ne diyelim..

Aslında o kadar çok uygunsuz ayrıntı var ki…

Siz Devletin Mersin’deki temsilcisi olan Kültür Müdürü’nü arka sıraya oturtuyorsunuz ve kentin hiç tanımadığı bir Rektör Yardımcısını en ön sırada ağırlıyorsunuz… ve  daha başka kimleri ? Hadi siz hatırlayın!

 

Umarım bu yıl tepkilerden bir ders çıkarır ve gelecek yıl Belediyelerden bu ölçüde büyük destek olmadan, mümkünse kendi imkanlarınızla ve sponsor desteğiyle bu festivali gerçekleştirirsiniz.

Bu anlayışta olursanız ben ve benim gibi eleştirenler dahi size her yönüyle destek oluruz.

 

Fakat açlık, sefalet, işsizlik, geçim sıkıntısı olan, Belediye hizmetlerinin yeterli yapılmadığı bir kentte bu kadar az kişinin yararlandığı, adeta kendinizi tatmin için yaptığınız böyle bir festivale bu kadar maddi desteğin yapılmasına bu parayı verenlerin de, alanların da, izleyenlerin de,  halkın da vicdanının elvermemesi gerekir.

 

Konu yalnızca budur.

Bunu siyasi bir mecraya çekme, bir kamplaşma yaratma çırpınışlarından vazgeçilmeli;  daha ciddi tartışmaları ve sorgulamaları tırmandıracak  ve bizim de  bildiğimiz  ayrıntıların ortaya atılmasına yol açacak gereksiz ideolojik polemiklerle mesele sulandırılmamalıdır.

Harun arslan

Yorumlar (0)
banner92
Günün Anketi Tümü
Büyükşehirde Hangi Hizmetin Aksadığı Kanısındasınız ?