banner107

IŞİD kimdir amacı nedir açılımı ışid'in lideri kimdir ?

Suriye ve Irak başta olmak üzere din dil insan ayrımı yapmaksının vahşice insanları katleden bu örgüt hakkında bilgiler aktaracağız.

Abone olbanner90
Güncel 15.12.2014, 23:33 15.12.2014, 23:33
626
IŞİD kimdir amacı nedir açılımı ışid'in lideri kimdir ?
 Petrol kaynaklarına yakın olması sebebiyle zengin terör örgütleri arasında yer almaktadır. Terör örgütünde çoğunlukla sünni topluluklar bulunmaktadır. 2014 yılının Şubat ayında Irakta ve çevresinde sünni nüfusun yoğun olduğu bölgelerde halifeliği kurma hedefi olduğu için El Kaide Işid ile bir bağlantılarının olmadığını açıklamıştır. Irak Savaşı'nın yoğun olarak yaşandığı dönemlerde Irak'ın Anbar, Nineve, Diyala, Babil, Kerkük ve Selahaddin illerinde çok büyük etkinlik gösterdi. Bakuba'yı başkent ilan etti. Halen devam eden Suriye İç Savaşı'nda Suriye'nin İdlip, Rakka ve Halep bölgelerinde varlık göstermektedir. İŞİD, binlerce sivil Iraklı, Irak hükümet üyeleri ve onların uluslararası müttefiklerinin ölümlerinden sorumlu tutulmaktadır. Irak Savaşı'nın son evrelerine doğru grup gerilemeye başladıysa da, ABD'nin Irak'tan çekilmesiyle 2012'de gücünü tekrar yenilediği ve üye sayısını iki katından fazla arttırdığı öne sürülür. 2013 yılında El-Cezire'ye sızdırılan bir mektup ve ses kaydıyla El-Kaide lideri Aymen el Zevâhiri, bu grubun Suriye kanadını tasfiye ettiğini açıkladıysa da IŞİD emiri Ebu Bekir Bağdâdî, bu tasfiye kararını reddetiğini ve grubun Suriye'deki operasyonlarına devam edeceğini açıkladı. Nisan 2013 ile birlikte IŞİD, Suriye'nin kuzeyinde hızlı bir şekilde askerî güç kazanmaya başladı ve bu bölgedeki en güçlü gruplardan biri oldu. Suriye'de etkin olduğu bölgelerde şeriat kanunlarını icraya başladı ve rakip gördükleri askerleri, yabancı gazetecileri, yardım kuruluşlarına üye insanları sürgüne gönderdi veya hapsetti. Suriye İnsan Hakları Gözleme örgütünün raporuna göre Ağustos 2014'te grubun Suriye'deki savaşçı sayısının 50.000, Irak'ta ise 30.000 olduğu bildirildi. CIA ise Eylül 2014'te örgütün Suriye ve Irak'ta toplam 20.000 ile 31.500 arasında savaşçıya sahip olduğunu açıkladı. Türk istihbarat birimlerinin son değerlendirme raporlarına göre, şu an IŞİD'in içinde 600-700 Türk olduğu tahmin edilmektedir.

Levent Gültekin'in bu örgüt hakkındaki yazısını aktarıyoruz.


IŞİD gibi örgütlerin işledikleri vahşetler hepimizin kanını donduruyor.

Ne insanlığa yakıştırıyoruz, ne de Müslümanlığa.

Müslüman olduklarını varsaydığımız kimselerin bu tür yıkıcı tutumlarına bir türlü anlam veremiyoruz.

Gördüklerimiz, yaşadıklarımız; ne vicdanımıza, ne bize anlatılan İslam’a, ne de insanlığa sığıyor.

Bundan dolayı, bu ve benzeri örgütlerin arkasında hep bir senarist ve yönetmen arıyoruz.

Karşımızda, İslam adına ortalığı yakıp yıkan, insanları yurtlarından eden; kadın, çocuk, yaşlı ayrımı gözetmeden katliamlara imza atan örgütler var.

Fakat bu örgütlerin yaptığı vahşilikleri yüksek sesle kınayıp itiraz edemiyoruz.

Diğer taraftan da şaşkın bir vaziyette arkalarında gizli bir el arıyoruz.

***

“Bir dava” uğruna kadınlara tecavüz eden, onları köle pazarında satan, kendisi gibi olmayan Müslüman toplulukları bile gözünü kırpmadan katleden bu insanların arkasında kim var?

Nasıl oluyor da gözlerini bile kırpmadan cinayetler işleyebiliyorlar?

Nasıl oluyor da insanlıktan bu kadar uzaklaşabiliyorlar?

Varsa bir senarist, o senaristin senaryosunu nasıl böyle soğukkanlılıkla oynuyorlar?

Aslında hepimiz IŞİD’in arkasında kimin olduğunu biliyoruz. Nereden beslendiklerinin farkındayız.

Bu şiddet eğilimini, “Allah için ölmeyi, öldürmeyi” hepimiz tanıyoruz.

Dinler siyasetin malzemesi yapıldığında ne tür sonuçlar doğduğunu hepimiz biliyoruz.

Tarihte yüzlerce örneği var.

Bunların önemli bir kısmı da Müslümanlar arasında yaşandı.

***

Peki sorun sadece IŞID gibi örgütlerde mi?

Yıllarca “İslam alimi” deyip kitaplarını el üstünde tuttuğumuz Yusuf El Kardavi, Suriye meselesinde şöyle bir fetva vermişti: “Esad’a destek veren sivilleri öldürmek caizdir”.

“İslam alimi” bildiğimiz bu insanların fikirlerinin oluşmasına ne kaynaklık ettiyse IŞİD mensuplarınınkine de aynı şey kaynaklık etti.

“Silah Suriye’de çözüm getirmez, ölerek, öldürerek barış sağlanmaz” dediğimizde bizi linç eden, ekmeğimizle oynayan günümüz İslamcılarının katılığı nereden geliyorsa, kafa kesen IŞİD militanlarının gaddarlığı da oradan geliyor.

Mısır’da seçmenin yaklaşık üçte bir oyu ile iktidar olan İhvan, bütün ülkeye dindarlığı tek seçenek olarak sunmuştu.

İhvan’ı bu kadar sığ ve düşüncesiz hareket etmeye zorlayan o “dava aşkı” ne ise IŞİD militanlarını da besleyen aynı dava aşkı.

Suriye meselesinde “devrim” rüyası görüp yüzbinlerin katledilmesine sebep olan İslamcı aydınlarımızın arkasında batılılar varsa, o zaman tamam,  IŞİD militanlarının arkasında da aynı batılılar var.

“Din adamına silahı, çatışmayı teşvik etmek yakışır mı?” diye sorduğum için bana köşesinden “AK Parti’nin yeminli düşmanı” diyen “Büyük fıkıh aliminin” düşünce yapısı nereden beslendiyse, IŞID militanlarının da oradan beslendi.

Boko Haram gibi örgütlerin bir senaristi varsa; öyleyse barış, özgürlük, saygı, eşitlik dini olarak gelen İslam’ı iktidara ulaşmanın malzemesi yapan tüm İslamcılar, dindarlar da bu senaryonun figüranı.

Diğer taraftan ülkemizde olanlar da farklı değil.

Türkiye’de dindarlığı yayma adına sınav soruları çalanların bu davranışlarına ne kaynaklık ediyorsa, IŞİD gibi örgütlerin davranışlarına da ayı şey kaynaklık ediyor.

Gezi eylemlerinden sonra birçok şirkete baskı yapıldı. Eylemlere katılan elemanların işten atılması için listeler gönderildi.

İnsanların ekmeğiyle oynayan o kafa nereden, neyle besleniyorsa IŞİD militanları da oradan besleniyor.

Akit gazetesi gibi çatışmacılığı, ötekileştirmeyi, saygısızlığı  “İslamcılık davası” zanneden odakların arkasında kim varsa; IŞİD, Bako Haram gibi örgütlerin arkasında da o var.

Berkin Elvan’ın acılı annesini yuhalayan ve yuhalatan o siyasi düşüncesizliğe hangi fanatizm kaynaklık ediyorsa, IŞİD’ın diğer mezhep mensuplarına yaptıklarına da aynı fanatizm kaynaklık ediyor.

Balyoz, Ergenekon gibi davalarda sevap işleme fikriyle sahte delil üreten o savcı ve emniyetçileri motive eden inanç neyse, IŞID militanlarının motivasyon kaynağı da o.  

***

Yani sorun kendi içimizde. Düşünce dünyamızda. Politik tutumumuzda. Dünyayı algılayış biçimimizde.

Barış ve özgürlük için gelen İslam, Müslümanların elinde tahrif oldu.

Şifa kaynağı olacak bir din, Müslümanların sayesinde kötülük yayan, çatışmayı besleyen bir siyasi silaha dönüştü.

Tek bir İslam var, ama yüzlerce farklı yorum var.

Özünden, müspet işlevinden koparılmış bir Müslümanlık kaldı elimizde.

Gerçeğin ne olduğu konusunda bir ittifak neredeyse imkansız.

Çünkü dinin bir öğüdünden kimisi çatışma, kimisi barış yorumu çıkarıyor.

Öldürücü silaha dönüştürülmüş, siyasette ve ticarette üstünlük kurma aracı yapılmış bir Müslümanlık anlayışı hepimizi rehin aldı.

Düşman bellediğimiz batılılarla bilimde, edebiyatta, ticarette, siyasette, teknolojide, sinemada… rekabet edemedik.

Bu alanlardaki başarısızlığımızı veya geriliğimizi dinî hamasetle örtmeyi bir iş zannettik.   

Din, bizim elimizde eksikliklerimizi, yetersizliklerimizi saklayan bir örtüye dönüştü.

Batılıların Müslümanlara yaptıkları vahşilikleri, haksızlıkları elbette görmezden gelemeyiz.

Fakat Müslümanlar olarak bizi yok etmeye çalışanlara zekamızla, aklımızla değil hamasi sözlerle, dini fanatizmle karşılık verdik.  

Ve en ilginç gerçek de şu: Müslümanlar, batılılardan çok daha fazla Müslüman kanı döktü.

Bütün suçu başkalarına atamayız.

Hâlâ dönüp kendimize bakmıyoruz.

“Nerede hata yaptık, bundan sonra ne yapacağız, ne yapmalıyız?” demiyoruz.

Bu girdaptan çıkmak için oturup aklıselimle düşünmemiz gerekirken, kolaya kaçıyoruz.

“Gizli el” filan diyoruz.

Amacımızı, hedefimizi, benimsediğimiz yöntemleri, siyaset anlayışımızı, toplumla ilişkilerimizi gözden geçirip bir çıkış bulmak zorundayız.

İslam bugün tarihte benzeri görülmemiş bir kriz döneminden geçiyor.

İslam’ın iyiliği, doğruluğu, güzelliği gitgide siliniyor. Korkarım İslam’ın değil ama Müslümanlığın sonu geliyor.

Mensupları tarafından bu kadar tahrif edilmiş bir dini, kim yeniden barış ve özgürlük yayan bir değer haline getirebilir?

Kimin buna gücü yeter?

Kaynak: Vadi Sağdıç
Yorumlar (2)
Demir 7 yıl önce
ışidin sonu çok yakın onların yaptıkları burunlarında getirilecek
uğur koç 7 yıl önce
Işit pkk nın kim olduğunu bilmiyor ışit dünkü çocuk

banner100
banner103
Günün Anketi Tümü
Büyükşehirde Hangi Hizmetin Aksadığı Kanısındasınız ?
banner106

banner108
banner109