banner107

Yeni doğan bebeğe isim koyarken nelere dikkat edilmeli?

Yeni doğan bebeğe isim koyarken çok dikkat edilmesi gerekir. Zira ismi konulan bebeğin kaderi bir anda değişebilir. Peki yeni doğan bebeğe hangi isimler uygundur? En çok nelere dikkat edilmelidir

Abone olbanner90
Gündem 02.01.2015, 22:48 02.01.2015, 22:48
3337
Yeni doğan bebeğe isim koyarken nelere dikkat edilmeli?

Bir bebeğe vericenğin isim onun tüm kaderini değiştirebillir. Peki yeni doğan bebeğe isim koyarkenen çok nelere dikkar edilmeli. Yeni doğan bebeğe Kur-an'ı Kerim'den isim vermek için hangi simler tercil edilmeli 1. DOĞUMDA OKUNACAK BİR DUA VAR MIDIR? Doğum, yerine göre hayatî tehlike arz eden bir ameliyat olabilir. Böylesine ciddî bir olay, elbette sadece mânevi dua ile geçiştiritlemez. Önce maddi tedbirler alınır, yâni gereken ebeye, doktora gidilir, alâka ve muayenesi temin edilir; bundan sonra sıra manevî tedbire, yâni duaya gelir. Nasıl sadece doktor kesin şifaya vasıta değilse, sadece dua da öyle kesin şifaya sebep olmaz. Zira ikisini de Rabbimiz emretmekte, hem maddî, hem de manevî tedbiri dinimiz istemektedir. Birini icra edip ötekini ihmal eden, elbette yarım iş yapmış olur. Tek kanatlı kuşun uçtuğu kadar başarı temin edilir. Maddî tedbirden sonra alınacak manevî tedbiri, yâni okunacak duayı, Efendimiz (asv) şöyle tavsiye buyurmuştur: Doğum yapacak hanımın sıhhat ve kolaylıkla doğumunu yapması niyetiyle, Önce Âyete'l-Kürsî okunur, sonra Felâk ve Nâs sûreleri okunur. Bunlardan sonra da şu âyet okunur: İnne Rebbekümülahüllezi haleka's-semâvâti ve'l-arda fî sitteti eyyâmin, sümme'stevâ ale'l-arşi, yuğşi'l-leyle'n-nehâra yetlübühû hasîsen. Ve'ş-şemse ve'l-kamere ve'n-nücûme müsahharâtin bi-emrih, elâ lehü'l-halku ve'l-emru. Tebârekellahü Rabbü'l-âlemîn. (A'raf, 7/54) Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) kızı Fâtıma (r.anha) validemizin doğumunda bu duayı okutmuş, netice sevindirici şekilde huzurlu ve sıhhatli bir doğum olarak tecelli etmiştir, Mübarek nesil Hazret-i Hasan ve Hüseyin (ra) efendilerimiz böyle dualarla dünyaya gelmişlerdir. Sıhhatli bir doğum haberini alınca Allah'a şükretmek, konu komşuda bulunan yoksullara yardım etmek, münasip olan bîr cömertliktir. İçki içmek, içirmek, kumar oynamak, ahlâk bozucu eğlenceler tertip etmek ise nimete karşı nankörlük mânâsına gelen bir anlayışsızlıktır. 2. ÇOCUĞUN KULAĞINA EZAN ve KAMET OKUMAK GEREKİR Mİ? Hz. Ebu Rafi anlatıyor: Hz. Hasan (ra) dünyaya geldi zaman Hz. Peygamber (a.s.m)'in onun kulağına ezan okuduğunu gördüm. (Ebu Davud, Edep, 107; Tirmizî, Edahî,16; Ahmet b. Hanbel, VI/9,291). Hz. Peygamber (a.s.m)'in doğan çocuğun sağ kulağına ezanı, sol kulağına da kametin okunmasını tavsiye ettiğine dair rivayetler de vardır. (bk. Gazalî, İhya, II/55; Zeynu'l-Irakî, Tahricu Ahadisi'l-İhya, İhya ile birlikte). Çocuk dünyaya geldikten sonra ilk fırsatta dinî bilgisi olan kimse çağrılır, çocuk kucağına verilir. Sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okunur. Sonra da şöyle dua etmesi sağlanır; Allah'ım, bu yavruyu İslâm fidanlığında biten güzel bir fidan olarak büyüt, İslâmî hayatta ebedî ve sabit kıl. Bu sıralarda çocuğuna bakan ana-baba, İbrahim Aleyhisselâm'ın oğulları İsmail ve İshak'a bakarken okuduğu şu duayı okurlar: Elhamdülillahillezî vehebe lî ale'l-kiberi İsmâile ve ishak. İnne Rabbî lesemîu'd-duâ. Bana bu evladı ihsan eden Allah'a hamd eder, minnet ve şükranlarımı takdim ederim... (İbrahim, 24/39) 3- ÇOCUĞA YEDİRİLECEK İLK GIDA (TAHNİK): Yeni doğan çocuğa tatlı bir şey çiğneyerek ağzına vermek, dudağına sürmek Sünnet-i seniye’dir. Bunu sâlih bir kimsenin yapması ise menduptur. Kuru üzüm ve şeker gibi tatlılarla yapılabilirse de kuru hurma ile yapmak müstehaptır, daha faziletlidir. Hazret-i Âişe -radiyallahu anhâ- Vâlidemiz der ki: “Yeni doğan çocuklar Resulullah'a -sallallahu aleyhi ve sellem- getirilirdi. O da bunlara mübarek olmaları için duâ eder ve ağzında yumuşattığı hurmanın suyunu çocuğun ağzına sıkardı.” (Müslim: 2147) Görüldüğü üzere Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, yeni doğan çocuğun midesine ilk inen gıdaya dikkat etmekte ve bunun ana sütünden başka bir şey olmasını istemektedir. Nitekim çeşitli rivayetler, bu ihtimamı sadece kendi torunları için göstermeyip bir prensip olarak bütün Müslüman çocuklarına uyguladığını ifade etmektedir. 4. ÇOCUĞUN SAÇININ TIRAŞ EDİLMESİ VE AĞIRLIĞINCA GÜMÜŞ SADAKA VERİLMESİ: Resulullah (sav) buyurdular ki: Her çocuk, akika kurbanı ile rehinelenmiştir. Bu kurban, (doğumunun) yedinci günü, onun adına kesilir. (O gün) saçı da traş edilir ve çocuğa isim de verilir. Ebu Davud, Edahi 21, (2837, 2838); Tirmizi, Edahi 23, (1572); Nesai, Akika 5, (7, 166) Resulullah (sav), Hz. Hasan (ra) için akika olarak bir koyun kurban etti ve: Ey Fatıma! dedi, Çocuğun başını tıraş ettir ve saçının ağırlığınca gümüş tasadduk et! Bu emir üzerine saçı tarttık, ağırlığı bir dirhem veya buna yakın bir şeydi. Tirmizi, Edahi 20, (1519) Cafer İbnu Muhammed babasından o da Hz. Fatıma (ra)'dan rivayet ettiğine göre, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in, Zeyneb'in, Ümmü Külsüm (ra)'ün saçlarını tarttı. Bunların ağırlığınca gümüş tasadduk etti. Muvatta, Akika 2, (2, 501) Sünnet olan saçın kesilmesidir. Ancak saçı kesmeden de saçın ağırlığınca sadaka verebilirsiniz, bunun da sevabı vardır. Tam sünnete uygun olan saçın kesilip ağırlığınca sadaka verilmesidir. 5. DOĞUM KURBANI KESİLİR Mİ? ÇOCUĞUN SÜNNET YAŞI KAÇTIR? İslamiyet gelmezden önceki cehalet devri insanlarına kız çocukları dünyaya geldiği haber verilince üzülür, karamsarlığa düşerlerdi; oğlan çocuğu haberi verilince ise, sevinip kurban keserlerdi. Kestikleri kurbanın kanını da yavrunun yüzüne, başına sürerler, bu adeti devam ettirirlerdi. İslâmiyet gelince, Resûl-i Ekrem (asv) Hazretleri, bu adetlere çekidüzen verdi. Kötülerini kaldırdı, iyilerini de islah ederek devam ettirdi. Nitekim, cahiliyye devri insanlarının yalnız oğlan çocukları için kestikleri kurbanı, kız çocuklarına da teşmil eden Peygamberimiz (asv), (Ebû Dâvud, Edâhî 21; Tirmizî, Edâhî 17; Nesâî, Akîka 3,) onların çocuğun başına kan sürmeleri yerine, misk ve za'feran gibi güzel kokular sürmelerini tavsiye buyurdu. Bu sebeble Müslümanlar, çocukları dünyaya geldiğinde Allah'a hamd ve şükür maksadıyla isterlerse kurban keserler; çoluk-çocuk, eş-dostla güzel sohbetler yapar, tatlı ziyafetler hazırlarlar. Bu çocuk, ister oğlan, isterse kız olsun, durum değişmez. Sâdece oğlan için sevinç alâmeti gösterip, kız için üzüntü ve memnuniyetsizlik izhar etmek, İslamî bir anlayış olmaz. Olsa olsa, cahiliyye devri insanlarına lâyık bir zihniyet olur. Kaldı ki, evlâdın hangisinin daha hayırlı ve sadık olacağı da belli olmaz. Bazen oğlan faydalı olacak sanılır, ama o tam tersine yaramaz çıkar; ihtiyarlıkta ana-baba kıza sığınır, ondan fayda görür. Fıkıh kitaplarında (Akîka, Nesîke) adıyla geçen bu çocuk kurbanını kesme günü, muayyen değildir. Bazen çocuğun doğuşunun yedinci günü kesilir, bazen yedi yaşına kadar müddeti uzatılır. Akîka kurbanının sünnet olduğunu söyleyen diğer mezheblere mukabil, Hanefilere göre, mubahtır. Malî durumu yerinde olan keser, olmayan da kesmez. Ne kesen ve ne de kesmeyen bir suâle maruz kalmaz, bir manevi kaybı olmaz. Bu kurbanın kemiklerinin kırılmayacağını söyleyenlere mukabil, kırılmasını tavsiye edenler de vardır. Çocuk mütevazi olsun, diye kemiklerinin kırılması tefeülen tercih edilebilir. Her ikisi de caizdir, niyete bağlıdır. Kurban kestikten sonra, etinden eş-dost, akraba, bilhassa fakirler istifade etmeli, belli bir sevince sebep olmalıdır. Ayrıca çocuğun İslâmî ve sıhhatli bir hayat üzere olması niyetiyle, civarda bulunan muhtaçlara hususî yardım yapılır. Sadaka verilir. Bu sadakanın miktarını, sadakayı verenin malî durumu tayin eder. Herhalde verilen miktar, bir kimsenin işine yaramalı, bir ihtiyacını karşılamak, yahut onunla bir eşya alınabilmelidir. Peygamber Efendimiz (asv) böyle yapmıştır: Bu sadakanın sevabı hürmetine, çocuğun islamî bir anlayış içinde ömür sürmesi niyaz edilir, kaza ve belalardan mahfuz kalması dileğinde bulunulur. Doğumla başlayan bir mükellefiyet daha vardır, O da oğlan çocuğunun sünnet ettirilmesidir. Sünnetin belli yaşı yoktur. Muhite, çocuğun sıhhatine, beden yapısına göre değişebilir. Herhalde yedi yaşını geçmemeli, bulûğ çağına kadar yaklaşmamalıdır. Çünkü, bundan sonra mahremiyet devresi başlar. Haramlık söz konusu olur. Sünnet zamanında icra edilen merasimlerde, evlâdı kendilerine ihsan eden Allah'a isyan manasına gelen bir taşkınlık ve şaşkınlıkta bulunulmamalı; bir takım günahlar işlenip, haramlara düşülmemelidir. Şayet, gerek çocuğun doğumunda, gerekse sünneti sırasında, bir takım günahlar işlenir, haramlar irtikab edilir; içki içmek, kumar oynamak, kadın-erkek karışık eğlencelere dalmak gibi isyanlara sapılırsa, en azından nankörlük edilmiş, nimete karşı küfranda bulunulmuş olunur. Bunun bir mânâsı, kendilerine çocuk ihsan edip, o güne erişmeyi nasip eden Allah'a karşı nankörlükte bulunmak, Sen bize böyle evlâd ihsan edip lütufta bulundun, biz de sana isyan edip nankörlükte bulunuyoruz. demektir. Müminler, böyle bir hataya düşmemeli, sünnet merasimlerinde mevlid okutmayı, eşe-dosta yemekler yedirip, muhtaçları giydirmeyi esas almalı; içki içmek, kumar oynamak gibi nankörlük mânâsına gelen kötülüklere sebebiyet vermemeli, şükür gününde şükürsüzlüğe sapmamalıdır.
Çocuklara isim verme ve isim verirken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Aleyna ve Keziban isimleri ne manaya geliyor?
Yeni doğan çocuğa kısa bir süre içinde güzel bir isim koymak anne ve babaların en önemli görevlerindendir. Çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir. Rasulullah (sav) sadece çocukların değil, büyük insanların ismiyle dahi ilgilenmiştir. Kötü bulduğu bazı isimleri değiştirme yoluna gitmiştir. Yine konulması gereken güzel isimler hakkında bilgiler vermiş, zaman zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir. Rasulullah (sav) güzel isim koymanın önemini şöyle açıklıyor: “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın.” (1) Bu çağırma işlemini Allah'ın görevlendirdiği bir melek Allah'ın izniyle yapacaktır. Hiç kimse kıyamet günü Allah (c.c.)’ın hoşlanmayacağı isimle O’nun karşısına çıkmak istemez. Öyleyse kötü olan isimlerin çocuklara verilmemesi gerekir. Rasulullah (sav)’ın isim konusundaki hassasiyetini daha iyi anlamak için şu hadis-i şerifi de görmek lazım. Yahya bin Said (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (sav) bol sütlü bir deve hakkında: “Bunu kim sağacak?” diye sordu. Bir adam ayağa kalkmıştı ki, Rasulullah (sav) adama: “İsmin ne?” diye sordu. Adam: “Mürre (acı)” diyince ona “Otur!..” dedi. Hz. Peygamber (sav) tekrar: “Bunu kim sağacak?” diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı, ben sağacağım diyecekti. Hz. Peygamber (sav) ona da: “İsmin ne?” diye sordu. Adam: “Harb” diyince, ona da: “Otur!..” dedi. Rasulullah (sav): Bu deveyi bize kim sağacak?” diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. O da “Ya’iş” (yaşıyor) cevabını alınca ona, “Sen sağ” dedi.(2) Allahü Azimüsşan’ın has isimleri olan Allah ve Rahman isimleri, kullara isim olarak verilmez. Sadece Abdullah ve Abdurrahman şeklinde verilir. Ancak sıfatları isim olarak verilebilir. Mesela; Kerim, Halim, Kadir, gibi kelimeleri insanlara isim olarak vermek caizdir. Ancak bu isimlerin başına bir (Abd) kelimesi ilave ederek söylemek ise pek güzel bir dikkattir. Zira (Abd) kelimesini ilave ederek söylediğiniz takdirde Kerim’i Abdülkerim olarak söylersiniz. Bu takdirde Kerim’in kulu demiş olacağınızdan mana pek güzel bir şekil alır. Nitekim Aziz isminin başına da bir (Abd) kelimesi ilave ederek, söylediğinizde azizin kulu manasına Abdülaziz demiş olursunuz. Mecburi olmasa da güzel bir hassasiyet olur. İslam alimlerinin bildirdiğine göre, Zat-ı Akdesin Allah lafza-i celal gibi Rahman isimi de başkaları için kullanılmayan ism-i hastır. (Taberi, 1/130) Yine Taberi’nin belirttiğine, göre, Rabbimiz; insanlara “Allah, Rahman, Halık” gibi isimlerle isimlendirmelerini yasaklamıştır. Buna mukabil, “rahim, semi, basir, kerim” gibi isimlerle isimlenmelerine cevaz vermiştir. (Taberi, 1/132) Buna göre, genel ilke olarak denilebilir ki, Allah’a mahsus bir vasfı ifade den isim ve sıfatlarla isimlenmek caiz değildir. Örneğin: “Halık, Samed, Bâki, Ebedî, Ezelî, Sermedi, Rezzak, Mütekebbir, Evvel, Âhir, Zahir, Batın, Allamu’l-ğuyub” gibi isim ve sıfatları kullanmak doğru değildir. Rasulullah (sav)’ın açıklamalarına göre en güzel isim olarak adlandırılanlardan bazıları şunlardır: Erkek ismi olarak, Abdullah, Abdurrahman, Muhammed, peygamberlerin isimleri, Hasan, Hüseyin ve diğer İslam büyüklerinin isimleri tavsiye edilen isimlerdir. Kız isimleri olarak da, Aişe (Ayşe), Fatıma, Zeyneb, Hatice, Cemile, Zehra… gibi isimler güzeldir. Mahşerde her çocuk, konan ismiyle çağrılacaktır. Şayet çocuğun ismi kötü manaya gelen gayri müslim ismi ise, mahşer halkı önünde isminden dolayı utanan çocuk, 'Allah beni doğuştan Müslüman olarak dünyaya gönderdi, sen neden bana kötü manaya gelen ismi koydun?' diye isim koyandan davacı olacaktır. İsmin manasının böylesine ehemmiyetinden dolayıdır ki, Peygamber'imiz (sav) kötü manaya gelen yabancı isimleri iyi manaya gelen Müslüman isimleriyle değiştirme örnekleri vermiştir. Mesela (Uzza putun kulu) manasına gelen (abdu'l-uzza)'yı, Allah'ın kulu manasına gelen (Abdullah) ile değiştirmiştir. Ateş parçası manasına gelen (cemre)'yi de güzel kız manasına gelen (cemile) ile, Harp ismini de Hasan'la düzeltmiştir. Demek ki, Müslüman isminden maksat, mananın kötü olmamasıdır. Bununla beraber bazen isimlerde mana açık da olmayabiliyor. (Aleyna) gibi. Son zamanlarda çok rastladığımız bu (Aleyna)'nın ne manaya geldiğini pek bilemiyoruz. Çünkü, Kur'an'da geçen (aleyna) isim değildir. Sadece yer aldığı cümlenin içinde (üzerimize) manasına gelmektedir: - (Vema aleyna) bizim üzerimize, (illel'belağ) tebliğden başka bir görev yoktur, manasına gelebilen (bizim üzerimize)'yi, cümle içindeki yerinden çekip birine isim olarak verdiğinizde, ne manaya geldiğini anlamak zorlaşmaktadır. Belki de Yasin'deki bu (aleyna)'yı isim olarak seçenler, (bu çocuk bizim üzerimize Allah'ın bir ihsanıdır) demek istemekteler. Bir de kızlarımıza verilen Kezban ismi vardır ki, zannederim yanlış anlaşılan isimlerden biri de budur. Kezban'ı hep yalancı manasına anlayanlar, Kur'an'daki (tükezziban) ile karıştırmışlardır. Çoğu kimseler Farsçadaki (ev hanımı) manasına gelen (Kedban)'dan alınma Kezban'ı, Arapçadaki 'yalanlayan' manasına gelen tükezziban'dan alınma sanarak bu isimden hep ürkmüşlerdir. Bununla baraber iyi bir anlamı olmasına rağmen yanlış anlaşılacak isimler koymamaya dikkat etmenin faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle kız çocukları için, Büşra, Beyza, Selma, Esma, Ahsen, Rabia, Saliha, Salime, Adile... gibi kolay seslendirilen, yanlış yazma ve yanlış söyleme ihtimali olmayan tek isimler tercih edilebilir. Çocuğun isminin güzel olması bir fazilet olsa da ahirette özel muameleye tabi tutulacağı söylenemez. Çünkü ahirette insanın göreceği muamele onun ameline göre olacaktır. Sözün özü: Ebeveynler yavrularına karşı ilk görevlerini yerine getirirken, gayri müslim kimliğini çağrıştıran yabancı isim koymaktan kaçınmalı ki, mahşerde koydukları isimlerle çağrılan çocuklarının şikayetine muhatap olmasınlar. Bu konuda elbette bizim gibi düşünmeyenler de olabilir: Tercih size aittir, kim neye layıksa onu bulur. demekten başka sözümüz olamaz onlara da.
Bebek bekleyen anne-babaların yaşadığı telaşlardan biri de bebeğin isminin ne olacağına karar verme süreci... Kimileri tercihlerini aile büyüklerinin isimlerinden yana kullanırken, kimileri orijinalliğe, kimileri de Kur’an’da geçip geçmemesine dikkat ediyor. Peki hadislerde çocuğun baba üzerindeki üç hakkından biri olarak belirtilen, çocuğa dini öğretmek ve vakti gelince evlendirmek kadar önemli sayılan isim koyma hususunda nelere dikkat etmek gerekiyor? Her şeyden önce çocuğa verilen ismin yalnız bu dünyada değil ahirette de geçerli olduğunu unutmamak gerek. Nitekim “Kıyamet gününde, kendi isimleriniz ve babalarınızın ismi ile çağrılacaksınız.” hadisi de çocuğa konulacak isimde özenli olunması gerektiği yönünde yorumlanıyor. Ayrıca Peygamberimiz’in yalnız çocukların isimleriyle değil, yetişkinlerin isimleriyle de ilgilenerek kötü bulduğu bazılarını değiştirdiği biliniyor. Ancak sanılanın aksine, konacak ismi Kur’an’dan seçmek gibi bir zorunluluk bulunmuyor. Hatta seçilen ismin Kur’an’da geçen ancak pek de bir anlam ifade etmeyen kelimeler olmasındansa (‘üzerine’ anlamına gelen ‘Aleyna’ ismi gibi) halife ve sahabelerin isimleri arasından seçilmiş olması tavsiye ediliyor. Dini isim tercih edin ama… Çocuğa konacak ismin dini olması evla kabul edilse de, anlamı güzel olduğu, küfrü çağrıştırmadığı ve gayrimüslimlere ait olmadığı takdirde aslında herhangi bir isim koymak dinen sakınca taşımıyor. Ancak dini isim tercih edilecekse, bu hususta da dikkat edilmesi gereken bazı noktalar bulunuyor. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Erkal, özellikle çocuğa Muhammed ismini vermeyi düşünen anne-babaları hassas davranmaları gerektiği yönünde uyarıyor. Muhammed ismini taşıyan çocuğa ismiyle birlikte kötü söz söylememek, ismini kullanarak azarlamamak gerektiğini hatırlatan Erkal, bu isme herhangi bir saygısızlıktan kaçınmak için Muhammed yerine Mehmet, Mahmut ya da Ahmet gibi isimlerin seçilmesinin daha doğru olduğu görüşünde. Aynı şekilde çocuğa verilecek isim, Allah’ın isimleri arasından seçilecekse de bu ismin tek başına kullanılmaması ve yanına mutlaka başka bir isim eklenmesi tavsiye ediliyor. Özellikle Allah’a mahsus bir özelliği ifade eden isim ve sıfatları isim olarak koymak caiz kabul edilmiyor. Halık, Samed, Bâki, Ezel, Rezzak gibi isim ve sıfatların, kullanılacaksa bile başına ‘Abd’ eklenerek yani kulluk sıfatı getirilerek kullanılması daha doğru sayılıyor. Karakteri de etkiliyor İsimlerin karakter üzerinde etkisi olduğu eskiden beri söylenegelir. Hatta bu konuyu inceleyen bir alan bile (nomenoloji) mevcut. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan da isim seçiminin önemine ve isimlerin karaktere olan etkilerine dikkat çekerek aileleri bu konuda uyarıyor: “Kişi, isminin ifade ettiği anlamı rol model olarak alabiliyor. Seçilen isimler kişinin karakter yapısı üzerinde etkili. Gerek aile gerekse çevre, ismin anlamı paralelinde kişiye davranırsa o anlam kişiyle özdeşleşir hale geliyor.” İsmin, kişide tanımlamaya ve zihinsel kurguya neden olduğunu söyleyen Tarhan, zamanla kişinin ismiyle özdeşleşir davranışlarda bulunabileceğine dikkat çekiyor. Tarhan’a göre kişilerin, ismine uygun davranmak konusunda kendini şartlandırması ve isminin ifade ettiği anlamı ya da kişiyi rol alması mümkün. Bu nedenle anne ve babaların çocuğa isim koyarken bu etkiyi de göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Mesela Vural, Savaş, Volkan, Alev gibi isimlerin kişilerde anlamlarına ilişkin etki yaptığının altını çizen Nevzat Tarhan, aile ve çevredekilerin kişilere isimlerinin anlamına paralel davranışlarda bulunması halinde o kişilerde saldırganlık, agresiflik, heyecanlılık gibi tepkilerin gelişebileceğini söylüyor. “Mesela Muhammed ismi Osmanlı zamanında, yakın dönemde çok kullanılmadı. Kişi o isme uygun davranamazsa saygısızlık etmiş olur düşüncesiyle Mehmet ismi tercih edildi.” diyen Tarhan, kişinin taşıdığı isme uygun davranamazsa o isme karşı tepki geliştirebileceğine de dikkat çekiyor.

Kuranda Gecen Bebek İsimleri ACAR : Cesur, becerikli ACER: HZ.İsmail'in annesi AFRA: Ayin 13.Gecesi, afra binti ubeyde;sahabe hanımlarından AHSEN: (Ar.) Daha güzel, çok güzel, en güzel. Erkek ve kadın adı AKAY: Dolunay ALGAN: Fetheden , alan ALYADUA: Gökyüzünün yakarışı ARDA: 1. Hükümdar veya kumandan asası. 2. İşaret olarak yere dikilen çubuk. 3. Meriç ırmağının Edirne yöresindeki önemli bir kolu. 4. Uygur yazılarında geçen çok eski bir Türk adı. 5. Sonra gelen. AYŞIL: Ay gibi ışıl ışıl AZRA: Yine iffete tekabül eden, namuslu ve tertemiz kadın anlamındadır. Kirlerden arındırılmış, masum manasında. Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları B BARAN: Yağmur BELİNAY: Cennette peygamber cicegi BENGİSU: Ebedilik,ölümsüzlük veren su BEREN: 1. Güçlü, kuvvetli. 2. Akıllı BERFİN: kardan yapılmış,tertemiz BERRA: (Ar.). - Doğru sözlü, hayır işleyen kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. BERRE: Manası temizleyicidir BETUL: O’nun nefsani kirlenmelere karşın korunmuşluğunu, iffetli ve onuruna düşkün olduğunu anlamlandırır. BÜŞRA: Mutluluk getiren haber BUĞLEM: Cenneti müjdeleyen melek BURAK: Hz. Muhammed'in Miraç'ta bindiği efsanevi ata verilen isim. Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları C CEYLİN: Cennetin kapısı, cennete açılan kapı. Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları D DALAN: (Tür.) Er. 1. Biçim, şekil. 2. İnce, narin, zarif. DALYA: (Tür.) Ka. - Yıldız çiçeği. DİDAR: (Fars.) Ka. 1. Yüz, çehre. 2. Görme, görüşme. 3. Görüş kuvveti. 4. Açık meydanda DİREM: (Fars.) Er. 1. Akça, para. 2. Gümüş para DUHA: (Ar.). 1. Kuşluk vakti. 2. Kur'an-ı Kerim'de 93. surenin ismi. -Kız ve erkek adı olarak kullanılır. Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları E EBRAR: (Ar.) Er. 1. Hayır sahipleri. 2. İyiler, dindarlar, özü sözü doğru olanlar. Şeş Ebrar: Altı hayır sahibi, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin. ECHER: (Ar.) Ka. 1. Son derece güzel kadın. 2. Gündüz iyi görmeyen karmaşık gözlü. ECİR: (Ar.) Er. 1. Bir iş ya da emek karşılığı verilen şey. 2. Sevap. 3. Aziz sevgili. ECRİN: ALLAH'IN hediyesi anlamını taşımaktadır. EFGAN: (Fars.) Er. - Figan, ağlayıp inleme, feryat. EFSA: cennet ırmaklarından birinin adı,sihirbaz ELYESA: (Ar.) Er. - Kur'an-ı Kerim'de adı geçen bir peygamber EMİN: (Ar.) Er. 1. Korkusuz kimse. 2. Emniyette olan. 3. İnanan, güvenen. 4. İnanılır, güvenilir. 5. Şüpheye düşmeyen, kati olarak bilen. 6. Emanet olarak idare edilen dairelerin başı. - 7. (Hz. Muhammed (s.a.s) ve Cebrail'in adı. EMİR: (Ar.) Er. 1. Bir kavmin, bir şehrin başı. 2. Büyük bir hanedana mensup kimse. 3. Peygamberimizin soyundan gelen. 4. Kumandan. 5. Abbasi devletinde başkomutan. 6. Osmanlı devletinde beylerbeyi ve Tanzimat'tan sonra sivil paşalığın ilk derecesi. EMRE: Aşık, dost, Beylerbeyi, Büyük erkek kardeş. ENER: (Tür.) Er. - En yiğit, en kahraman kişi ENSAR: (Ar.) Er. 1. Yardımcılar, muavinler, müdafiler, koruyucular. 2. Medine'ye hicretle Mekkeli muhacirlere yardım eden, Medineli müslümanlara verilen ad. Kur'an-ı Kerim'de çok geçen kelimelerden birisidir. ERAY: Ay gibi parlak, temiz erkek. ERÇİN: (Fars.) - Merdiven, basamak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır ERVA: (Ar.) Er. 1. Çok güzel genç. 2. Son derece cesur ve yiğit adam. ERVA: Temiz ahlakli kiz ESLEM: Allah'a tesim olmak anlamında canım.değerlendirebilirsin.(hem kız hem erkek için olabiliyo) ESREFUNNISA: Kadınların en şereflisi, hanımların en onurlusu anlamına gelir. EYÜB: (Ar.) Er. 1. Sabırlı. 2. Dönen, pişman olan, günahlarına tevbe eden demektir. Kur'an'da adı geçen peygamberlerden. Güzel sabır sahibi. Allah'ın imtihanına güzellikle sabredip mükafat ve ihsana ulaşmıştır. -Türk dil kuralı açısından b/p olarak okunur. EZGÜ: (Tür.) - Makam, hava. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. EZRA: (Ar.) Ka. 1. Pek fasih, sözü düzgün adam. 2. Beyaz kulaklı siyah at. EZRAK: (Ar.) - Mavi gözlü. Gök rengi saf ve temiz su. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. FERMA: (Fars.). 1. Emreden, buyuran. 2. Amir. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. FEYZAN: Çok bereketli,çok verimli FÜSUN: (Ar.) Ka. - Büyü sihir. Şaşırtıcı güzelliğe sahip, hayret verici derecede güzel. Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları GİZEM: (Tür.) Ka. - Sır karşılığı olarak kullanılan uydurma bir kelime. GONCA: (Fars.) Ka. 1. Henüz açılmamış gül, tomurcuk. 2. Sevgilinin ağzı. GÖĞEM: (Tür.). - Halk dilinde yeşile çalan mor. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. GÜRHAN: (Tür.) Er. 1. Hanlar hanı. 2. Kara-Hitay prenslerine verilen unvan GÜRKAN: (Tür.) Er. 1. Bol kan. Genç, taze, gelişmiş, serpilmiş. Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları H HÜMA: (Ar.) Er. 1. Devlet kuşu. 2. Saadet, mutluluk Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları İ İCLAL: Kudretli büyüklük İLTEBER: (Tür.) Er. - Eski Türklerde vali, kumandan anlamlarında unvan. İREM: (Ar.) 1. Cennet bahçesi. 2. Ok veya kurşun atılan nişan tahtası. 3. Cenk denilen musiki aleti ve bunu icad edenin adı. 4. Ad kavmi zamanında, Şeddad tarafından cennete benzetilme amacıyla yapılan bahçe olup, Şam'da veya Yemen'de bulunduğu söylenir. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır İREM: Cennet Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları K KAAN: (Tür.) Er. 1. Çin ve Moğol imparatorlarına verilen isim. 2. Hakan, hükümdar. kadın adı olarak kullanılır KANSU: (Tür.) Ka. 1. Çin'in kuzey batısında önemli bir sınır kenti. 2. Çin'de müslümanların en çok bulunduğu eyalet. KARİN: (Ar.) Er.l. Yakın. 2. Nail olan. 3. Hısım komşu. 4. Mabeynci KATRE: (Ar.) Ka. 1. Damla. Damlayan şey KAYHAN: (Tür.) Er. - Sert, güçlü sesli okuyucu, kayayı bile delecek güçte sesi olan okuyucu. KAYRA: Tanrı yardımı; Tanrı'dan ya da büyük bir kimseden Gelen iyilik, kayırma, yardım, destek KAYRAL: (Tür.) Er. - Kayrılan, himaye edilen (kimse) KEREM: Cömertlik, soyluluk büyüklük KEVSER:Cennette bulunduğuna inanılan kutsal su KORAY: (Tür.) Er. - İyice kor rengine gelen ay. KORÇAN: (Tür.) Er. - Ateşli, canlı, hareketli. KÜBRA: (Ar.) Ka. 1. Büyük olan (Ekber'in müennesi). 2. Hadicetü'l-Kübra: Hz. Peygamberin ilk hanımı. KUMRU: (Fars.) Ka. - Güvercinlerden, uzunca kuyruklu boynunun yanlarında benekler bulunan ve güvercinlerden daha küçük olan boz renkli kuş. Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları MARZIYE: Allah’ın kendisinden razı olduğu, Rabb’ine varmaya hazırlanmış kişi anlamındadır. Bunun diğer bir formu olan isim ise Raziye’dir ki, Allah’tan razı olmuş kişi, Allah’ın kaderine razı olan kadın anlamına gelir. MERİH: (Ar.) Er. - Dünya'dan sonra güneşe en yakın olan gezegen MERT: Sözünün eri, sözünde duran MİNA: Liman MİRAY: (Fars.) Ka. - Ayın ilk günleri Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları N NİSA: Kuranı kerimin 4. suresi anlamı kadın Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları OGÜN: (Tür.). - Anımsanan belirli bir günde doğan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır OĞUZ: (Tür.) Er. 1. Mübarek, saf ve iyi yaratılışlı. 2. Genç, sağlam, güçlü. 3. Anlayışı kıt, bön. 4. Köylü. Tosun. 5. Türk efsanelerinde geçen büyük bir kahraman. Büyük bir Türk boyu olarak kullanılır ONUR: Şeref, haysiyet, izzet-i nefs ORHUN: (Tür.) Er. 1. Orta Asya'da bir ırmak. 2. Orta Asya Türklerinin kullandığı en eski yazı. 3. Yüksek, yüce Hun anlamında OYTUN: (Tür.) 1. Kutsal, mübarek. 2. Beğenilen, güzel yer. Alçak yer, ova. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. OZGAN: (Tür.) Er. - Öne geçen, kazanan, başarılı Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları R RANA:Güzel göze hoş gelen RAVZA: Suyu yeşilliği bol olan yer bahçe Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları SARA: (İbr.) Ka. 1. Prenses. 2. (Fars.) Hz. İbrahim'in hanımı. 3. Halis, katkısız, temiz SAREaf temiz SARP: (Tür.) Er. 1. Çetin, sert, şiddetli. 2. Dik, çıkılması ve geçilmesi zor. SARPER: (Tür.) Er. - Sert, güçlü erkek. SEDEF: (Ar.) Ka. 1. Bazı deniz hayvanlarının (midye, istiridye gibi) sert, beyaz ve parlak kabuğu. 2. Bu kabuktan yapılmış veya süslenmiş eşya. SEDEN: (Tür.) Ka. - Uyanık, tetikte, gözü açık olan ŞEHBAL: (Fars.) Ka. - Kuş kanadının en uzun tüyü SELEN: (Tür.) - Sel gibi coşkun, taşkın kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. SELİKA: (Ar.) - Güzel konuşma ve yazma kabiliyeti. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır SELVA: (Ar.) Ka. 1. Bal. 2. Büyük bıldırcın. Tih çölünde bulundukları sürece, israiloğullarına Allah tarafından kudret helvasıyla birlikte, karınlarını doyurmak için gönderilen kuş. 3. (İsp.) Ekvator da sık balta girmemiş orman SEMA: (Ar.) Ka. 1. İşitme, duyma. Musiki dinleme. 2. Gökyüzü. 3. Felek. SENA: (Ar.) 1. Övgü ile ilgili. 2. Şimşek parıltısı 3.Şükretme SERTAÇ: (Fars.) Er. - Baştacı, çok sevilen, sayılan. SERTAP: (Tür.) Er. - İnatçı, direngen. SEVDE: (Ar.) Ka. Siyah, esmer, esmer güzeli. Mü'minlerin annelerinden birisi Hz. sevde. SEVİL: (Tür.) Ka. - Her zaman sevilen, beğenilen biri olma temennisi ŞEVVAL: (Ar.). - Hicri takvime göre yılın 10. ayı, ilk üç günü şeker bayramıdır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. ŞEYMA: (Ar.) 1. Bedeninde ben veya benzer bir izi olanlar. 2. Hz. Peygamber'in süt kardeşi SEYYIDETUNNISA: Kadınların efendisi. SEZER: (Tür.) - Duyar, hisseder, anlar. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. SORGUN: (Tür.) Er. 1. Bir tür söğüt ağacı. 2. Sıtkı, sert. 3. Çok uzun ve güzel saç. SOYHAN: (Tür.) Ka. - Han soyundan gelen. SÜSEN: (Tür.) Ka. - Çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu bir süs bitkisi. Zambak.suresinin 3. ayetinde insanın ahseni takvim üzere yaratıldığı beyan Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları TAHIRE: Hz. Fâtıma’nın tertemiz olduğunu anlatan isimlerinden biri. Bu isimle, Fâtıma’nın Peygamberimiz’den bir parça olduğu bilgisine atıf yapılır. TUANA: Cennete düşen ilk yağmur damlası Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları U UMUT: Ummak, beklemek, ümit etmek Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları Y YAREN: Dost,arkadaş YIGIT: Güçlü, cesur Kuranda Geçen Erkek - Kız Çocuk İsimleri Ve Anlamları Z ZEHRA: En yaygın ismidir. Gül yüzlü, parlak yüzlü, çiçek simalı anlamlarına gelir. O, Efendimiz’in kokladığı bir çiçek gibidir adeta. ZEKIYE: Bu isim O’nun arı duru hale getirilmiş hanımlığını anlatır. ZİNNUR:Nur saçan ZİŞAN: (Ar.) 1. Şanlı, şerefli. 2. Canlı. 3. Bir tür lale. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır ZİŞAN: Onurlu şerefli ZÜMRA: Güzel iyi ahlaklı,zeki bilgili kadın

Yorumlar (2)
beyza çiçek 7 yıl önce
Hiç beğenmedim
İsmini söylemek istemiyen biri 6 yıl önce
çok uzunmuş ama isimler biraz az

banner100
banner103
Günün Anketi Tümü
Büyükşehirde Hangi Hizmetin Aksadığı Kanısındasınız ?
banner106

banner108
banner109