ANTALYA (DHA) - ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) başkan adayı Hatice Öz, 'Antalya'nın ekonomik geleceğini ortak akılla ve değişimin gücünü kullanarak tasarlamalıyız. ATSO yeniliğin ve değişimin öncüsü olmalı' dedi.
Antalya'nın turizmden tarıma, sanayiden ticarete uzanan çok katmanlı ekonomik yapısıyla Türkiye'nin en önemli üretim ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan iş insanı Öz, bu büyük potansiyeli taşıyan Antalyalı sanayici, tüccar ve girişimcilerin geleceğe hazırlanmasında Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na önemli bir görev düştüğünü söyledi.
'Ben ATSO'yu yalnızca üyelerin oda ve evrak işlemlerini takip eden bir kurum olarak görmüyorum. ATSO, Antalya'nın ekonomik aklının oluşturulduğu, sorunların konuşulduğu ve çözümlerin üretildiği güçlü bir merkez olmalı' diyen Hatice Öz, 'Antalya'nın ekonomik geleceğini yalnızca masa başında hazırlanan planlarla şekillendiremeyiz. Devletin uzmanlığı ve ilgili bakanlıkların makro planları elbette çok kıymetli. Ancak sahadaki gerçekleri yaşayan turizmci, üretici, ihracatçı, sanayici, lojistikçi ve girişimcinin bilgisi karar alma süreçlerinde mutlaka yer almalı. Çünkü sektörlerin sorunlarını en iyi o sektörün temsilcileri biliyor. ATSO'nun görevi de bu birikimi ortak akla dönüştürmek ve Antalya'nın taleplerini güçlü biçimde karar vericilere taşımak olmalı' şeklinde konuştu.
ANTALYA'NIN HAKKI GÜÇLÜ ATSO
Bugün Antalya iş dünyasının farklı sektörlerinden farklı sesler duyulduğunu kaydeden başkan adayı Hatice Öz, şöyle devam etti:
'Turizmci 12 ay iş istiyor. Sanayici rekabet gücünü artırmak istiyor. İhracatçı dünyaya açılmak istiyor. KOBİ finansmana daha kolay ulaşmak istiyor. Antalyalı tüccar dijitalleşmeyi yakalamak istiyor. Talepler farklı görünse de aslında hepsi aynı şeyi söylüyor; Antalya hakkını istiyor. Hakkımız; emeğimizin karşılığını almak, fırsatlara erişmek, rekabet edebilmek ve güçlü temsil edilmektir. İşte bu yüzden diyoruz ki; Antalya'nın hakkı güçlü ATSO'dur.'
KİM DAHA HIZLI DEĞİŞİYOR
Dünyanın çok hızlı bir değişim içinde olduğunu belirten Öz, 'Yapay zeka, dijital pazarlama, e-ticaret, yeni finans modelleri, üretim teknolojileri, siber güvenlik ve küresel rekabet artık bütün işletmelerin gündeminde. Önümüzdeki dönemde rekabet yalnızca 'Kim daha çok üretiyor?' sorusuyla belirlenmeyecek. Kim daha hızlı değişiyor, teknolojiyi daha doğru kullanıyor, müşterisini daha iyi tanıyor ve dünyayı daha iyi okuyorsa o kazanacak. ATSO da bu dönüşümün dışında kalan değil, üyelerini dönüşümün içine taşıyan bir kurum olmalı' diye konuştu.
EKOSİSTEM OLARAK BAKILMALI
Antalya denildiğinde ilk akla turizmin geldiğini, ancak Antalya'nın tarımı, sanayisi, ihracatı, ticareti, hizmet sektörü ve gelişen teknoloji girişimlerinin de olduğunu ve bunların artık birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini kaydeden iş insanı Hatice Öz, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Turizmdeki dönüşüm tarımı, tarımdaki teknoloji kullanımı ihracatı, dijitalleşme ise bütün sektörlerin rekabet gücünü etkiliyor. Bu nedenle Antalya ekonomisine sektör sektör değil, birbirine bağlı güçlü bir ekonomik ekosistem olarak bakmalıyız. Dünya değişiyor, biz değişimi Reels'lerde izlememeliyiz. Küresel ekonomi yapay zeka, yeşil dönüşüm ve yeni nesil tedarik zincirleriyle yeniden şekilleniyor. Antalya'nın bu değişimi yalnızca izleyen değil, yönlendiren bir şehir olması gerekiyor. Katma değerli üretim, dijital ihracat, akıllı tarım teknolojileri ve sürdürülebilir enerji alanlarında daha hızlı adımlar atmalıyız. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik artık birer trend değil; Antalya'nın rekabet gücünü koruması için bir zorunluluk.'
'ÇÖZÜMÜ SAHADAN ALIYORUZ'
Seçime turuncu renkle giren, 'Bizim için seçim süreci yalnızca vaatlerin sıralandığı bir dönem değil, aynı zamanda bir ortak akıl ve saha araştırması süreci' diyen Hatice Öz, şunları söyledi:
'Ziyaret ettiğimiz her üyemiz bize yalnızca yaşadığı sorunu anlatmıyor; kendi mesleki tecrübesiyle çözüm önerileri de sunuyor. Biz de bu önerileri projelere dönüştürüyoruz. Çünkü çözüm kapalı kapılar ardında değil, sahanın tecrübesiyle şekillenen ortak akılda. Antalya'nın yeni ekonomik hikayesini birlikte yazabiliriz. Antalya'nın potansiyelinin bugün olduğundan çok daha büyük olduğuna inanıyorum. Turizmin merkezi olmanın yanında tarımda teknoloji merkezi, ihracatta daha güçlü, sanayide daha rekabetçi, girişimcilikte daha cesur ve dijital ekonomide daha hızlı bir Antalya oluşturabiliriz. Kamu, özel sektör, üniversiteler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve ATSO üyeleri aynı hedef etrafında buluşmalı. Hayalim; Antalya'nın ekonomik sorunlarını yalnızca konuşan değil, çözümlerini üreten, üyelerini geleceğe hazırlayan ve Antalya'nın ekonomik gücünü Ankara'ya ve dünyaya taşıyan güçlü bir ATSO. Çünkü artık sadece bugünü yönetmek yetmiyor. Geleceği bugünden tasarlamak zorundayız. Ve ben Antalya'nın geleceğinin, Antalya'nın kendi insanlarının aklıyla, tecrübesiyle ve ortak iradesiyle şekillenmesi gerektiğine inanıyorum.' (DHA)





