Kış aylarında artan ruhsal dalgalanmalara dikkat çeken VM Medical Park Samsun Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Buse Gökçe, kış depresyonunun çoğu zaman hafife alındığını ancak hem ruhsal hem de sosyal yaşamı ciddi şekilde etkileyebildiğini söyledi.
Kış depresyonunun genellikle sonbahar sonu ve kış aylarında ortaya çıktığını belirten Uzm. Klnk. Psk. Gökçe, “Güneş ışığının azalmasıyla birlikte beyindeki serotonin ve melatonin dengesi bozulur. Bu durum ruh hali ve uyku düzenini doğrudan etkiler. Ancak sorun yalnızca biyolojik değildir. Modern yaşamda kapalı alanlarda geçirilen uzun süreler de tabloyu ağırlaştırmaktadır” dedi.

Belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor
Kış aylarının gelmesiyle birlikte birçok kişide enerji düşüklüğü, uyku isteğinde artış, sosyal hayattan uzaklaşma gibi şikâyetler görülüyor. Bu durum çoğu zaman “havalar kapalı” ya da “mevsimsel yorgunluk” olarak değerlendirilip göz ardı ediliyor. Oysa bu belirtiler, kış depresyonunun erken işaretleri arasında yer alıyor.
“Sonbahar ve kış aylarında artış gösterir”
Bilimsel araştırmalara göre mevsimsel depresyon belirtilerinin toplumda %4 ile %8 oranında görüldüğünü ifade eden Gökçe, “En sık karşılaşılan şikâyetler arasında sürekli yorgunluk, uyku ihtiyacında artış, konsantrasyon güçlüğü, sosyal hayattan uzaklaşma, umutsuzluk ve değersizlik duyguları yer alır” diye konuştu.
“Tedavi edilmezse bireyi olumsuz etkiler”
Birçok kişinin bu belirtileri depresyon olarak değerlendirmediğine dikkat çeken Uzm. Klnk. Psk. Gökçe, “Geçecek ya da herkes böyle hissediyor düşüncesiyle profesyonel destek arayışının ertelendiğini” söyledi.
Tedavi edilmeyen kış depresyonunun zamanla iş verimliliğini düşürebileceğini, ilişkileri olumsuz etkileyebileceğini ve daha ciddi ruhsal sorunlara zemin hazırlayabileceğini vurgulayan Gökçe, özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar, evden çalışanlar ve gün ışığından yeterince faydalanamayan bireylerin risk grubunda olduğunu belirtti.
Kış depresyonuna karşı öneriler
Kış depresyonunun önlenmesi veya belirtilerin hafifletilmesi için bazı basit ama etkili önlemler alınabileceğini belirten Uzm. Klnk. Psk. Gökçe, şu önerilerde bulundu:
- Ev ve iş ortamlarında gün ışığına en yakın aydınlatmaların tercih edilmesi,
- Düzenli fiziksel aktivite yapılması, özellikle açık havada yürüyüşe zaman ayrılması,
- Karbonhidrat ve şeker ağırlıklı beslenmeden kaçınılması, protein ve vitamin yönünden zengin bir beslenme düzeni oluşturulması,
- Sosyal ilişkilerin korunması ve sevdiklerle daha sık bir araya gelinmesi,
- Psikolojik destek almaktan çekinilmemesi.
Belirtilerin uzun süredir devam etmesi ve günlük yaşamı zorlaştırması durumunda mutlaka bir uzmandan destek alınması gerektiğini belirten Gökçe, erken müdahalenin yaşam kalitesini artırmada önemli rol oynadığını ifade etti.





