banner107

MESİAD'DAN YILIN BİLİM İNSANI ÖDÜLÜ ÖZER'E

MESİAD Ödül Komitesi ve yönetiminin yapmış olduğu seçim ve değerlendirme sonucunda Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet ÖZER’e yılın bilim insanı olarak “Eğitime Katkı ve Kent Tanıtım” ödülü verilmesine karar verilmiş bulunuluyor. Ödül 19 Aralık 2014 tarihinde Cuma günü Saat:17.00’da Yenişehir Kültür Merkezinde yapılacak törende takdim edilecek. Peki bu ödülü alan Ahmet Özer kimdir, biraz tanıyalım.

Abone olbanner90
Mersin Merkez 17.12.2014, 20:15 17.12.2014, 20:15
309
MESİAD'DAN YILIN BİLİM İNSANI ÖDÜLÜ ÖZER'E


Ahmet ÖZER Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesini bir sömestri erken ve 

bölümünü birincilikle bitirmiş, ardından hem Hacettepe üniversitesinde hem de ODTÜ’de olmak 

üzere iki master yapmış, doktorasını  H.Ü de tamamlamış, doktora sonrası ABD, Almanya, İtalya, 

Portekiz, İsrail ve Filistin’de sosyolojik konular, siyaset teorisi, demokrasi,  başkanlık sistemi ve yerel 

yönetimler konusunda araştırma, inceleme ve projelere katılmış,  bu yurtdışı çalışmalarını içeren üç 

adet kitap yazmış, bunların dışında 30 civarında kitabı ülkenin en saygın yayınevleri tarafından 

yayınlanmış, yüzlerce uluslararası ve ulusal makale ve bildirisi bulunan bir bilim insanı. 

1997 yılında GAP Belediyeler Birliği Genel sekreteri İken dönemin Mersin Üniversitesi yöneticilerinin 

daveti üzerine bu üniversitede göreve başlamış; ancak geldikten iki yıl sonra YÖK Başkanı Kemal 

Gürüz’ün anti demokratik, anti bilimsel tutumuyla yönetim değiştirilmiş, Mersin Üniversitesi bilimsel 

çalışmalar yapan, genç ve yıldızı giderek parlayan bir üniversite iken Gürüz ve işbirlikçilerinin 

müdahaleleri sonucu üniversite hallaç pamuğu gibi atılmış, Özer bu yönelimin en büyük 

mağdurlarından biri olarak 2001 yılında Üniversite rektörü Uğur ORAL ve YÖK Başkanı Kemal 

GÜRÜZ’ün işbirliği ile, sorgusuz sualsiz, haksız ve hukuksuz bir biçimde  Süleyman Demirel 

Üniversitesine sürülmüştür. 

Sürgün sebebi o yıllarda yapmış olduğu sosyolojik bir araştırma, faşizan uygulamalara boyun 

eğmeyişi,  dik duruşuydu. Ahmet ÖZER, o yıllarda (15 yıl önce) Mersin’e olan göç üzerine yaptığı bir 

çalışmada dramatik göç dalgalarının Kürt sorunundan kaynaklandığını, Kürt sorunu çözülmeden göç 

sorununun çözülmeyeceğini, göç sorunu çözülmeden de kentleşme sorunun kalıcı olarak 

çözülemeyeceğini vurguluyor, ayrıca kentleşmeyle birlikte Alevi sorununun da giderek büyüyeceğini 

bu iki sorunun da büyümeden çözülmesinin Türkiye’nin yararına olacağını içeren bir çalışma ve 

çalışmanın sonuçlarını içeren bir rapor hazırlamıştı. 

Bunun üzerine dönemin üniversite rektörünün YÖK başkanı GÜRİZ’e yazdığı “Gizli” ibareli bir 

jurnal mektubunda ÖZER’in bilime iftira atarak Kürt ve Alevi diye bir varlıktan bahsettiğini, bu bahisle 

ÖZER’in üniversiteden atılmasını, bu olmazsa sürülmesini teklif etmiş, bunun üzerine YÖK ÖZER’i önce 

Eskişehir’e sürmeye karar vermiş, sonra Eskişehir’in Ankara İstanbul’a yakın olduğunu, şahsın burada 

rahat edeceğini düşünerek kararını değiştirerek ÖZER’i Isparta SDÜ’ne sürmeye karar vermiştir. 

ÖZER sürgün ve atamalarında yaşanan tüm haksız hukuksuz uygulamalara dava açarak 

hepsini kazanıyor. Kendisi davaları kazanırken 28 Şubatın generallerine ve kozmik odalarına bağlı 

olarak çalışan bu zevat kamuoyu vicdanında mahkûm olarak şimdi esamileri bile okunmuyor. 

Ergenekon davasında darbecilikle suçlanıp gözaltına alınan GÜRÜZ,  77 milyonun gözü önünde TV’de 

“ama ben Amerikancıyım beni neden tutukluyorsunuz” demekten geri kalmamıştır. 

Bir zamanların vatansever Atatürkçü geçinen zevatı, o gün on binlerce genci Kürt 

olmalarından dolayı bölücü, inançlarından dolayı gerici olarak kodlayıp üniversitelerden attılar. Ne 

gariptir ki o gün başlarını bağladılar diye insanları üniversiteye sokmayanlar, eğitim haklarını elinden 

alanlar, şimdilerde iktidara yaranmak için bölümlere klimalı mescit yeri bildirmelerini yazıyla istiyor, 

kimliklerini Cuma namazlarında düşürerek sonra onları AKP teşkilatlarında aramaktan geri 

durmuyorlar. Nereden nereye, boşuna söylenmemiş,  “men dakka dukka.” O gün sürdükleri insanlar, 

kentlerine bilime yaptıkları katkı ile ödül alıyor, peki onlar neredeler, ne haldeler acep, bilen var mı? 

ÖZER 2011 yılının Temmuz ayında Mersin için baştan beri kuruluşunu önemsediği ve kuruluş 

çalışmalarına katkı sunduğu Toros Üniversitesine Rektör Yardımcısı ve İİSBF’ye dekan olarak atandı ve 

bir yandan Rektör Yardımcısı olarak görevini sürdürürken öbür yandan İİSB fakültesinin tekamülünü 

ve kuruluşunu tamamlamaya çalıştı. 

Dostu Ali ÖZVEREN’in eğitime verdiği büyük katkıyı önemseyen ÖZER büyük bir çaba ile işe koyularak, 

Toros Üniversitesini güneyde yıldızı parlayan bir üniversite haline getirmek için üniversite yönetimi, 

öğretim elemanları, idari personelle birlikte çok ve çeşitli çalışmalar başlattı. O gün 50 öğrencisi olan 

üniversitenin bugün üç bin civarında öğrencisi bulunuyor. 1500 civarında yüksek lisans öğrenci mezun 

veren Toros Üniversitesinin şu anda sadece yüksek lisans yapan 650 öğrencisi bulunuyor.  İlk lisans 

mezunlarını da bu yıl verecek olan Toros Üniversitesi, fiziki kapasitesini, bilimsel gelişme kalitesini, 

eğitim öğretimin niteliğini artırarak yoluna devam ediyor. 

Bu çerçevede daha yeni olmasına rağmen Ahmet Özerin koordinatörlüğünde Toros’ta onlarca 

sempozyum, yüzlere varan panel, konferans, kolokyum, seminer, sertifika programı gerçekleştirildi. 

Bir yandan öğrenciler yeni bilgiler, bilim insanları, sanatçı, edebiyatçı, gazeteci, yerel yönetici, STK 

öncüleri ile buluşurken, tanışırken öbür yandan üniversite halkla bütünleşmeye, topluma katkı 

sunmaya çalışıyor. 

Ayrıca Toros yeni üniversite olmasına karşın biri hakemli bilimsel olmak üzere İki ayrı dergi çıkarılıyor. 

Türkiye’nin saygın üniversitelerinden yaklaşık 70 bilim insanı bu derginin hakemleri ve danışma kurulu 

üyeleri olarak görev yapıyor. Sempozyum ve panellerin bir kısmı kitaplaştırıldı. Şu ana kadar Toros 

Üniversitesi yayınlarından sekiz adet kitap yayınlandı. 

Bilimsel, sosyal, toplumsal ve kültürel toplantı ve çalışmalarla sadece Mersin’in değil Çukurova’nın ve 

Türkiye’nin gündemine damga vurulmaya devam ediliyor. Böylece hem bilimin gelişmesine, hem 

eğitimin kalitesinin artmasına hem de kentin tanıtımına büyük katkılar sağlanmaya çalışılıyor. Bu çaba 

19 aralık 2014 tarihinde MESİAD tarafından ödüllendiriliyor. Ödülü alan Özeri tebrik ediyor, MESİAD’ 

da  bu duyarlılığından dolayı teşekkür ediyoruz..
Yorumlar (0)

banner100
banner103
Günün Anketi Tümü
Büyükşehirde Hangi Hizmetin Aksadığı Kanısındasınız ?
banner106

banner108
banner109