“ TÜRKLER GİREMEZ ! ” den “ SURİYELİLER GİREMEZ! ” e…

1970 li yıllarda gittiğim Almanya’da bazı eğlence yerlerinin kapılarındaki “ Türkler Giremez! ” tabelasını hiç unutmadım. Ne kadar utanç duyduğumu ve üzüldüğümü bugün dahi hissederim.

Abone olbanner90
Mersin Merkez 23.11.2014, 22:41 23.11.2014, 22:41
183
“ TÜRKLER GİREMEZ ! ” den “ SURİYELİLER GİREMEZ! ” e…


Bir halk için bir yere girme yasağı konması asla kabul edemeyeceğim, 

insan onuruna yakışmayan, hele de günümüz dünyasında sözünün 

dahi edilmemesi gereken bir çirkin davranıştır; daha da ötesinde ırkçı 

bir yönelimdir.

40 yıl sonra benzer bir anlayışın, şirin ilçemiz Anamur’da “Suriyeliler 

Giremez! ” şeklinde ortaya çıkması gerçekten şaşırtıcı ve üzücü.

Anamur’da Suriyelilerin istenmemesi konusu ulusal televizyonlarda 

da haber olarak yayımlandı. Gerçi Anamur’un adı duyuldu, reklamı 

oldu diyebilirsiniz; belki reklamın da iyisi kötüsü olmaz ama bu çirkin 

ve çağdışı davranış vicdanları yaralayıcı bir reklam oldu. 

Günümüz dünyası böylesi ilkellikleri bağışlamıyor, insan hakları 

açısından çok ağır suç sayıyor. Doğrudur, desteklenmelidir ve aksine 

davranışlar en ağır biçimde kınanmalıdır.

Almanya deyince, 40 yıl öncenin  “Türkler Giremez” tabelaları ve 

Anamur’un Alman kardeş şehri Bingen aklıma geliyor. Karşılıklı 

dostluk gezileri yapılırken böylesi çağdışı bir konuma gelineceği 

elbette hiç hesapta yoktu. 

Yine gariptir; Suriye’deki iç savaş öncesinde Avrupalı turistin 

gelmediği bölgemizde bütün ümitlerin bağlandığı Suriyeli turistler 

dört gözle bekleniyordu. Nitekim o yıllarda başta Mersin 

merkezindeki esnaf olmak üzere kıyı boyunca tüm konaklama tesisleri 

ve kıyı ilçelerin esnafı Suriyeli konukların ekonomiye katkılarını 

alkışlarla karşılıyordu.

Anamur’un geçim kaynağı bilindiği gibi “Muz”; “Anamur’da Muz 

Yetiştirilemez!” ya da “Anamur’a Muz Giremez” desek acaba ne olur?

Arapların muza “Musa” adını verdiklerini biliyoruz…

Avrupalıların da “Banana” dedikleri muz, parmak anlamına gelen 

Arapça “Banan” kelimesinden gelmektedir.

İlk Muz fidanının da Anamur’a Lübnan’dan geldiği söylenmektedir. 

Yani Anamur’un ekonomisini bugün ayakta tutan muzun temelinde 

150 yıl öncesinin Arap etkisi unutulmamalıdır.

Anamur uzun süre Askeri Radar İstasyonunda görevli çok sayıda Hava 

Kuvvetleri asker ve subaylarına ev sahipliği yapmıştır.

Kıbrıs Harekatından sonra Kıbrıs Bayrak Radyosu ve Kıbrıslı personeli 

uzun zaman Anamur’da kalmıştır.

Anamur’un nüfusunun 8 bin, Mersin’in nüfusunun 50 bin olduğu 

yılları hatırlarım. Bugün Anamur’un nüfusu 70 bine, Mersin’in nüfusu 

da 1 milyona yaklaşmıştır. Herhalde bugün eski Anamurlular ve eski 

Mersinliler azınlıkta kalmışlardır.

Yani bugünün dünyasında, küresel iletişimin ve dolaşımın bunca 

hızlandığı bir çağda her yer herkesindir; önemli ve değerli olan 

insandır. Nasıl dünyanın dört bir yanında Türkler yaşıyor ve bu onların 

en temel hakkı ise, bu ülkede de yasalar çerçevesinde herkes yaşama 

hakkına sahiptir ve hele savaş koşullarında sığınmak zorunda kalmış 

insanlar söz konusu ise, sorun artık bir insanlık sorunudur.

Ne demek yabancı? Ne demek başkası ? Ötekileştirmenin çirkinliği 

her dinde, her inançta altı çizilen bir vicdan meselesidir…

Bu tehlikeli söylem zamanla “dışarıdan” gelen tüm insanları kapsar ve 

insanlığın ortak değerleri ayaklar altında çiğnenir. 

Umarım Anamurlu yetkililer tehlikeli anlamlar çıkarılabilecek, 

istenmeyen sonuçlara yol açabilecek bu tür söylemlerden kaçınırlar 

ve daha önce Mersin’de benzer söylemlerde bulunan Oda 

başkanlarının yaptıkları gibi “yanlış anlaşıldık, maksadını aşan sözler 

kullandık…” gibi bir düzeltme yaparlar.

Ama bu vesileyle meseleyi bir kez daha derinliğine düşünelim; hiçbir 

dine, inanca sığmayan böylesi yönelimlere artık izin vermeyelim. 

HARUN ARSLAN
Yorumlar (0)

banner100
banner103
Günün Anketi Tümü
Büyükşehirde Hangi Hizmetin Aksadığı Kanısındasınız ?
banner106

banner110
banner108
banner109