HATAY (İHA) – Hatay’da afetzede öğrenciler, okullarına açılan müze kütüphaneyle geçmişe yolculuk yaparken depremin izlerini de hafızalarından siliyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde de nüfus artışı yaşanmıştı. Hafızalarına kazınan depremin izleriyle yaşamlarını sürdüren öğrenciler için Reyhanlı Kaymakamı Yasin Öztürk’ün eşi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Selma Öztürk harekete geçti. Reyhanlı Yahya Turan Fen Lisesi’nde görevli öğretmen Öztürk, afetzede öğrencilerin depremin izlerini silmesi için müze kütüphane ve bir sanat sokağı açtı. Okulda bulunan sanat sokağı öğrencileri bir nebze olsun rahatlatırken, Reyhanlılı ünlü yazar Cemil Meriç’in isminin verildiği müze kütüphanede depremin izlerinin silinmesine katkı sağlıyor. Daktilo, çevirmeli telefon, eski radyo gibi geçmişten günümüze gelen eşyaların bulunduğu kütüphane öğrencilerin oldukça ilgisini çekiyor.

Edebiyat Öğretmeni Selma Öztürk, yaşanan büyük deprem sonrasında; ailesini, akrabalarını ve arkadaşlarını kaybeden çok sayıda öğrencilerinin olduğunu belirterek onların morallerini, motivasyonlarını ve kitaba olan ilgisini arttırmak için farklı bir konsepte kütüphaneyi hayata geçirmek için emek verdiğini ifade etti. Öztürk, "2023- 2024 eğitim ve öğretim yılında yeni hizmet binamıza taşınmamızdan dolayı okulumuza acilen bir kütüphane kazandırmamız gerekiyordu. Bizler de okulların kalbinin kütüphaneler olduğu düşüncesinden yola çıkarak sıcak bir atmosferde öğrencilerin daha çok ilgilerini çekebilecek bir ortam oluşturmak istedik. 6 Şubat tarihinde büyük bir deprem yaşadı Hatay, Reyhanlı olarak da büyük sıkıntılar yaşadık. Öğrencilerimizin psikolojilerini düzeltmek, dikkatlerini kitaba yoğunlaştırmak, daha sıcak bir ortam oluşturmak maksatlı bu projeyi hayata geçirmeye karar verdik. Kütüphanemizin ismini ilçemizden, ülkemize yayılan büyük bir değer olan Cemil Meriç’in ismini vererek ona ithaf ettik" ifadelerini kullandı.

Müze kütüphanenin öğrencilerin ilgisini çektiğini belirten Öztürk, "Nostaljik öğelerle milli ve manevi değerlerimizi ve kültürümüzü yansıtan objelerle farklı bir atmosfer oluşsun istedik. Bu da öğrencilerimizin ilgisini çok fazlasıyla çekti. Kitap en iyi dosttur, yalnızlığın en iyi arkadaşıdır. Öğrencilerimiz için çok faydalı olacağına inanıyoruz. Öğrencilerimizi yalnız kaldıkları anlarda bir yerlere kanalize etmek istedik, morallerinin bozuk olduğu anlarda buraya gelip farklı bir atmosferde kitap okumalarını istedik” dedi.

“Depremden sonra hep kitap okudum”

Yahya Turan Fen Lisesi’nde öğrenim gören Zeynep Es, deprem sonrasındaki süreci kitap okuyarak atlattığını vurgulayarak, “Okulumuzda açılan müze kütüphane çok güzel. Bana birçok şey kattığını düşünüyorum. Burada hem hayal dünyasına dalıyorum hem de öğrenmek istediğim çoğu şeyi burada görme fırsatına sahibim. Bazen kendimle sorun yaşadığım zamanlar oluyor, kitap okuduğumda daha iyi hissediyorum. Depremden sonra ben hep kitap okudum, sayısı da 40’ı buldu. Bunun bana birçok şey kattığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Kütüphanemizde kitaplarımızın yanı sıra bizim görmediğimiz daktilolar ve çevirmeli telefonlarda var”

Yahya Turan Fen Lisesi’nde öğrenim gören Nevzat Bektaşoğlu, müze kütüphaneyle birlikte kitaplara olan ilgisinin daha da arttığını ifade ederek, “Burası öğretmenimizin okulumuza kazandırdığı müze kütüphane. Buraya açıldığından beri sık sık uğruyorum. Kitap okumayı seviyorum. Müze kütüphane açıldıktan sonra ilgim daha da arttı. Kütüphanemizde kitaplarımızın yanı sıra bizim görmediğimiz daktilolar ve çevirmeli telefonlar da var. Bunlar ayrıca dikkatimi çekti. Bunları görmek göze hoş geliyor” şeklinde konuştu.