Bir şifreyi andıran AÜTF80, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 1980 yılı mezunlarınınkendi haberleşme ve sohbet grubuna verdikleri isimden başka bir şey değil.
Teknolojinin sağladığı bu imkanla AÜTF80 mezunları birbirleriyle kesintisiz bir iletişim halinde bulunmaktayken, grup üyelerinin bilgileri güncel kalmakta, dayanışma, yardımlaşma ve acıyı ve de sevinci paylaşmak mümkün olmaktadır.
İmkan dahilinde bir şey daha olmaktadır: AÜTF80 mezunlarının yirmi üç senedir otuz kez mezunlar buluşması organizasyonlarının planlanması ve gerçekleştirilmesi…
Mezunlar buluşmaları dünyada ve ülkemizde sıklıkla yapılan toplantılar içinde yer alırlar. Lise mezunları toplantıları nedense fakülte, yüksekokul mezunları toplantılarına göre daha sıcak geçebiliyor. Lise mezunları daha çok sayıyla bir araya gelebilirken, fakülte, yüksekokulmezunlarında bu oran biraz düşebiliyor.
Mezunlar toplantısının neredeyse neden evrensel olduğunun ve lise mezunlarının buluşmalarının fakülte mezunlarına göre neden daha etkin olduğunun ipuçlarını bir yazımdan yapacağım alıntıda bulabiliriz belki: “Benliğimiz çocuklukta oluşurken, ergenlik ve gençlikte gelişip, pekişmekte, büyük oranda istikrarlı hale gelerek artık hayatımızın referansı görevini üstlenmektedir. Benliğin oluşumuna katkı sunan toplumsal iklim, etkilendiği değerler, yaşam biçimi, ekonomik ve sosyal koşullarla birlikte mekân ve zaman üzerine yükselen hafızadır; hafızanın olmadığı yerde benlikten söz etmek mümkün değildir.”
Büyürken, bir süre geçirdiğimiz eğitim ve öğretimin ortak payda olduğu aynı mekan ve aynı zaman üzerine yükselen hafıza, bu süreçte birlikte geliştirilen ve pekiştirilen benlik…
AÜTF80 mezunları lise mezunlarının etkinliği ile aşık atan bir grup. Bunu yirmi üç senede gerçekleştirdiği otuz buluşmayla yeterince göstermiş oluyor.
Altı senelik tıp fakültesi döneminde benliklerimizi birlikte geliştirip, pekiştirdik. Birbirimizi etkileyerek pekişen benliklerimizde ortak noktalar oluşturduk ve mesleki yaşantımızda ortaklaştığımız birçok şey oldu. Tüm bunların üzerine ortak bir hafıza inşa ettik.
Mezuniyetten sonra çil yavrusu gibi dağılıp hayatta, meslekte var olma mücadelesine giriştik. Kimsenin kimseyi görecek hali yoktu. Hayatımız zamanla istikrar kazanmaya başlayınca ne oluyor diye önce yakın etrafımıza bakınmaya başladık, sonra da arkadaşlarımız ne yapıyor diye de meraklanmaya…
Bizi erken yaşta bırakıp sonsuz yolculuğuna çıkan sevgili Adnan Güzel, merakını eyleme dönüştürerek, nerdeyse tüm ülkeyi dolaşarak yirmi üç sene önce ilk AÜTF80 mezunlar toplantısını gerçekleştirdi. İkinci toplantıyı Adnan Güzel ile birlikte organize eden Ersin Nuzumlalı, Adnan’ın kaybından sonra günümüze kadar bu toplantıları organize eden yegane kişi oldu. Organizasyonlarda Ersin Nuzumlalı yanında yer alan,devre arkadaşımız olan eşi Dilara, yine devre arkadaşlarımız Ayşegül Şahin, Oya Gürbüz, Can Gürbüz, İsmet Akkaya ve devre arkadaşlarımız ve de kıymetli eşleri toplantıların bu sayılara ulaşmasını sağladılar.
Ortak geçmişimiz, benliğimizi birlikte geliştirirken pekiştirdiğimiz ortak değerlerimiz, hayata bakışta ve mesleğimizi icrada benzerliklerimiz, Ersin ve arkadaşlarımızın gayretiyle buluşunca bir birinden eşsiz buluşmaları mümkün kıldı.
Hayatın dinamik olduğunu ve kişi için sonsuz yolculuğuna başlayacağı noktaya kadar bir akış halinde bulunduğunu biliyoruz.
Her buluşmamızda bir birimizi etkilemeyi sürdürüyoruz. Yıpranmış benliklerimizi onarıyor, bir birimize şifa oluyoruz. Asrımızın insanları atomize ettiği, yalnızlaştırdığı, kendine ve yaşama yabancılaştırdığı günümüzde, Özdemir Asaf’ın “Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılınca yalnızlık olmaz” mısralarında ifade ettiği gibi yalnızlığımızdan kurtuluyor, birbirimize ayna olarak yabancılaşmaktan azade oluyoruz. Sonsuz yolculuğuna çıkan arkadaşlarımızı sevgiyle anıyor ve arkadaşlığın, dostluğun, birlikte olmanın kıymetini bir kez daha hissediyor, birbirimize hissettiriyoruz.
Birbirimize daha sıkı sıkı sarılıyoruz.
17- 19 Nisan’da altmışa yakın katılımla Büyük Abant Oteli’nde gerçekleştirilen buluşmamızda bunları yoğun bir şekilde yaşadık.
Bir kez daha dost biriktirmenin, arkadaşlığı titizlikle sürdürmenin önemini anladık.
Bir kez daha sevginin gücünü hissettik, sevincini coşkuyla yudumladık.
Nedim İnce
Mersin / 20. 04. 2026