Hipokrat Yemini Nedir ?  Hipokrat Yemini (ya da Hipokrat Andı), Hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının mesleklerini onurla uygulayacaklarına dair tarih boyunca ettikleri yemindir..

Yeminin orijinalinin  Türkçesi aslında şu şekildedir :

Hekim Apollon, Asklepius, Higiya, Panacea üzerine ve bütün Tanrı ve Tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki, yeteneğim ve gücüm elverdiğince bu and ve sözleri tutacağım:

Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım, ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim, çocuklarına kardeşim gibi bakacağım ve öğrenmek isterlerse bu sanatı ücretsiz öğreteceğim; ilaç reçetelerini, şifai bilgileri ve diğer bilgileri sadece ve sadece kendi evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve hekimlik kurallarına uygun sözleşmeyle bağlı ve and içmişlere öğreteceğim.

Yeteneğim ve hakimiyetim ölçüsünde hastalarımın iyiliği için tedaviler önereceğim ve asla kimseye zarar vermeyeceğim.

İsteyen hiç kimseye öldürücü bir eczayı ne vereceğim ne de bunu tavsiye edeceğim; benzer şekilde, bir gebe kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim.

Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.

İç organlarındaki taşı keserek almayı, hastalığı çok açık olan hastalarda bile, işin ehli olan[cerrah]lara bırakacağım.

Hangi eve girersem gireyim, bütün kasıtlı kötülük ve suistimallerden ve özellikle de ister hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan kaçınarak, sadece hastaya yardım için gireceğim.

Gerek sanatımın icrası sırasında gerekse insanlarla gündelik ilişkideyken edindiğim bilgileri ortalığa saçmayacağım, bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım.

Bu yemine sadık kalırsam hayatımı ve mesleki uygulamalarımı insanların tümünden ve her zaman saygı görerek mutlulukla sürdüreyim, ama ona ihanet eder ya da çiğnersem tam tersini yaşayayım.

 

Türkiye'deki tıp fakültelerinin mezuniyet törenlerinde kullanılan en yaygın metinde şöyledir:

Hekimlik mesleği üyeleri arasına katıldığım şu anda, 
hayatımı insanlık yoluna adayacağımı açıkça bildiriyor 
ve söz veriyorum.
Hocalarıma saygı ve gönül borcumu her zaman koruyacağıma,
sanatımı vicdanımın buyrukları doğrultusunda dikkat ve özenle yerine getireceğime, hasta ve toplumun sağlığını baş görev sayacağıma, benden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağıma ve onları saklayacağıma, 
hekimlik mesleğinin onurunu ve temiz töresini sürdüreceğime, 
meslektaşlarımı kardeş bileceğime, din, milliyet, ırk, siyasi eğilim ya da toplumsal sınıf ayrımlarının görevimle hastam arasına girmesine izin vermeyeceğime,
insan hayatına kesinlikle saygı göstereceğime, baskı altında kalsam bile tıp bilgilerimi insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağıma, 
açıkça, özgürce ve namusum üzerine and içerim. 

Değerli Kardeşlerim ;

Her iki metinden de anlaşıldığı gibi ‘’İnsanlara ve insanlığa saygı göstereceğime’’ dair çok önemli başka ifadelerde var..

Şimdi bunlara istinaden, günümüz Doktorları hakkında birkaç eleştiri yapmak istiyorum. Gördüklerimiz, duyduklarımız ve yaşadıklarımız bu eleştiriler için yeterli sebeplerdir..

Bu eleştirileri sıralarken kendi yaşadıklarımı ön plana koyarak konuyu açmak istiyorum..

Öncelikle Herhangi bir Hastaneye gittiğinizde, içeri girdiğinizde koca bir Levhanın gözünüze çarptığını hemen fark edeceksiniz.. Ve o levhanın asılma nedenini belgeleyen genelge şu şekildedir..

T.C.

SAĞLIK BAKANLIĞI

Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Sayı : B.10.0.THG.0.12.00.04.254.99/

 

Konu : Poliklinik Hizmetlerinde Öncelik Sırası

...........................VALİLİĞİNE

(İl Sağlık Müdürlüğü)

GENELGE

2010/ 73-80

Sağlık kurum ve kuruluşlarında özellikle poliklinik hizmetlerinde hasta

mağduriyetlerinin önlenmesi, hasta hakları mevzuatı başta olmak üzere mevzuatımızda

toplumda öncelikli olarak korunması ve özel tedbir alınması öngörülen vatandaşlarımızın

sağlık hizmetinden de öncelikli olarak yararlandırılmaları konusunda Bakanlığımızca muhtelif

zamanlarda yayımlanan genelgelerle düzenlemeler yapılmıştır.

Ancak süreçte genelgeler kapsamında sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan

uygulamalarla ilgili hasta ve yakınları tarafından gerek Bakanlığımıza gerekse TBMM

Dilekçe Komisyonuna çeşitli görüşler iletilmiştir. Sözü edilen başvurularda dile getirilen

hususlar dikkate alınarak Bakanlığımızca konuyla ilgili yeniden değerlendirme yapılması

gerekmiştir.

12 Eylül 2010 tarihinde “Halk Oylaması”na sunularak kabul edilen 5982 sayılı

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”

hükümleriyle Anayasamızın 10 uncu maddesine eklenen fıkralarda yer alan; “Kadınlar ve

erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” hükmü ile

“Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler

için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmü özellikle dikkate alınarak,

genel hizmetin aksamasına meydan vermeyecek şekilde poliklinik muayenelerinde öncelik

sırası alacak gruplar aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.

A) Acil vakalar (Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlar ile

ivedilikle tıbbi müdahale yapılması gerektiğine hekim tarafından karar verilen vakalar),

B) Özürlüler (Değişik 2010/80 sayılı Genelge),

C) Hamileler,

D) 65 yaş üstü yaşlılar,

E) Yedi yaşından küçük çocuklar,

F) Harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malül ve gaziler,

Ayrıca kolluk kuvvetlerince sevk edilecek adli vakalarda; savcılık veya kolluk

kuvvetince önceden sağlık kurum/kuruluşuna bildirim yapılmalı ve randevu alınmalı, bu

suretle sağlık kurum/ kuruluşunda sağlık hizmeti aksatılmadan ve diğer hastalar mağdur

edilmeden gerekli işlemlerin yapılması sağlanmalıdır.

Bu arada poliklinik hizmetlerinde öncelik sırasına ilişkin bulunan 2006/113 sayılı

Genelgenin 6 ıncı maddesi ve (Değişik 2010/80 sayılı Genelge)

a) 2004/65 sayılı Genelge,

b) 2003/123 sayılı Genelgenin 2 inci maddesi,

c) 2005/79 sayılı Genelgenin 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Yukarıda belirtilen hususlarda sağlık kurum ve kuruluşlarımızın ilgili duyuruları

yapmasını ve söz konusu vatandaşlarımızın hizmet almasını kolaylaştırıcı tedbirlerin

alınmasını önemle rica ederim.

Prof. Dr. Recep AKDAĞ

Bakan

Bu açıklamalardan sonra esas eleştirilere geçiyorum..

Bir hasta yakını ifadesi ;

‘’Annem 78 yaşında, ve ortopedik özürlü, aynı zamanda Alzheimer hastası.. Kendi kendini idare edemeyecek kadar çok büyük yardıma muhtaç bir kadın..Her şey açık ve net.. Her şey ortada ama rapor verilmedi’’

Devam ediyor ;

‘’Ne zorluklar içerisinde annemi Hastaneye götürdüm. Muayene ettirdim.. O muayene fasılları arasında geçen süre, saatleri ve tartışmaları yazmak istemiyorum..65 yaş üstü önceliğine uyulmuyor ve üstelik kovuldum, rencide edildim.’’

O zaman soruyoruz ? Bakanlığın yayınlamış olduğu o yukarıdaki genelgenin önemi nerede ?  65 Yaş üstü önceliğine uyulmuyorsa neden yayınlanıyor ?

Aynı kişiden bir başka ifade ;

Rapor düzenliyordum, Doktorun imzası gerekiyordu, yukarıya çıktım, kapısını çaldım ve gayet nazik bir şekilde, saygı ile ‘’Hocam bunu imzalarmısınız’’ imzaladı ve bir şey sormak istedim . Bakışları, sinir ve öfke dolu yüzü adeta ateş püskürecek kadar kızgındı.. Ben daha soracağım şeyi sormadan ‘’Bir daha buraya gelme, ben yazacağımı yazdım, beni ilgilendirmez ‘’ Dedi ve beni azarladı..

İşte Değerli Kardeşlerim; Bakınız, Hipokrat yeminine ne kadar bağlıyız, ne kadar anlamışız. Nefret dolu ve öfke dolu bakışlar hastaya ve yakınlarına ne kadar değer verildiğinin açık bir göstergesi..

Bu şekil davranan doktorlara bende seslenmek istiyorum.

Doktor kardeşim ; Eğer yorgunsan izin iste git evinde yat.. Hasta isen tedavini yaptır. Aldığın para seni tatmin etmiyorsa o mesleği bırak. O mesleği seçerken ona, buna danışmadın. Kurallarını biliyorsun, paranı da dobra dobra alıyorsun, çocuğunu lüks okullarda okutuyorsun, lüks arabaya biniyorsun, geçim sıkıntısı çekme korkun yok ve lüks evlerde oturuyor, yiyip içiyorsun ve sen daha niye höykürüyorsun..

Bu yazıyı oku, Hipokrat yeminine saygılı ol ve öğren, Hipokrat yemininin her iki metnini neden yazdım açıkladım acaba !

Densizlik yaparak, yasalara uymayarak, kendini bir halt zannedenler öğrensin diye. Topluma faydalı olalım. İnsanları sevelim, sevilelim.

Başka diğer bazı Doktor arkadaşlarımızı da görüyoruz. Ve imreniyoruz. Hak, hukuk, saygıda kusur etmeyen şeref timsali kardeşlerimi de tebrik ediyorum..

Saygı ve sevgilerimle.. Mehti SARAÇ