İşte Bu Haftaki Köşe Yazısı..

Eğitim şart! Ama kime?

Geçtiğimiz günlerde Mersin Büyükşehir Belediyesi otobüsünde yaşadığım olumsuz bir olaydan yola çıkarak, toplu taşıma araçlarında bazı sürücülerin yolculara karşı sergilediği kaba davranışları kaleme almıştım.

Bir gazeteci olarak yaşadığım bu olayın ardından, bu kez de minibüs sürücüleriyle ilgili şikâyetler almaya başladım.

Demek ki sorun yalnızca belediye otobüsleriyle sınırlı değilmiş!

Elbette bütün minibüs sürücülerini aynı kefeye koymuyorum. İşini hakkıyla yapan, yolcusuna saygılı davranan, trafik kurallarına uyan şoförlerimizi tenzih ederim. Sözüm, mesleğinin sorumluluğunu unutan, davranışlarıyla hem yolcuları hem de trafikteki diğer insanları rahatsız eden bazı sürücülere…

Bir bakıyorsunuz, iki minibüs yolcu kapma uğruna birbirleriyle yarışıyor. Bir bakıyorsunuz, kırmızı ışıkta geçiliyor. Trafik kuralları hiçe sayılıyor, yolcuların can güvenliği tehlikeye atılıyor.

Peki, bu acele neden? Birkaç dakika önce durağa ulaşmak mı daha önemli, yoksa insanların can güvenliği mi?

Toplu taşıma hizmeti yalnızca yolcu taşımaktan ibaret değildir. Bu hizmetin temelinde saygı, sabır, nezaket ve sorumluluk vardır. Yolcu, parasını ödediği bir hizmetten yararlanırken azarlanmak, kaba davranışlarla karşılaşmak ya da trafikte tehlikeye atılmak zorunda değildir.

Daha önce de söyledim, yine söylüyorum: Eğitim şart!

Ama yalnızca belediye otobüsü şoförleri için değil, minibüs sürücüleri için de…

Direksiyon başına geçmek, insan taşımak gibi büyük bir sorumluluğu üstlenmektir. Bu sorumluluk, yalnızca aracı kullanmayı bilmekle yerine getirilemez. İnsan ilişkileri, öfke kontrolü, trafik bilinci ve yolcuya saygı da bu mesleğin ayrılmaz parçalarıdır.

Buradan ilgili kurumlara da bir çağrıda bulunmak istiyorum: Denetimler artırılmalı, yolcu şikâyetleri ciddiyetle değerlendirilmeli ve kuralları ihlal edenler hakkında gerekli işlemler yapılmalıdır.

Unutulmasın ki toplu taşıma araçları kimsenin şahsi mülkü değil, halka hizmet veren araçlardır. Direksiyon başındaki hiç kimsenin yolculara kaba davranmaya veya onların hayatını tehlikeye atmaya hakkı yoktur.

İyi sürücüleri tenzih ederek söylüyorum: Mersin'de toplu taşıma kültürünü geliştirmek istiyorsak önce saygıyı, sonra kurallara uymayı öğrenmek zorundayız.

Çünkü mesele yalnızca minibüs ya da otobüs meselesi değildir. Mesele, insanımıza nasıl davranıldığı ve kamu hizmetinin nasıl anlaşıldığı meselesidir.

Ve bir kez daha soruyorum:

Eğitim şart diyorsak, bu eğitimi ne zaman ve kimlere vereceğiz?