Mersin Büyükşehir Belediyesine açık çağrımızdır: Bir kentin geleceği, öğrencinin cebindeki parayla değil, ona sunduğu fırsatlarla ölçülür!
Mersin Büyükşehir Belediyesine açık çağrımızdır: Bir kentin geleceği, öğrencinin cebindeki parayla değil, ona sunduğu fırsatlarla ölçülür!
Bir şehir düşünün… Çocukları okula gitmek için her sabah yola çıkıyor. Kimi ailesinin son harçlığıyla otobüse biniyor, kimi okuldan sonra kursa yetişmeye, kimi de daha iyi bir gelecek kurabilmek için eğitimine devam etmeye çalışıyor. Aileler bir yandan artan kira, elektrik, su ve mutfak masraflarıyla mücadele ederken bir de ulaşım giderlerini hesaplamak zorunda kalıyor.
Tam da böyle bir dönemde, Mersin Büyükşehir Belediyesinin öğrenci biletlerine yüzde 50 zam yaptığı belirtiliyor.
Peki, sormak gerekmez mi: Bir öğrencinin ulaşım maliyetini yüzde 50 artırmak, hangi sosyal belediyecilik anlayışıyla bağdaşır?
Öğrenci, bu ülkenin ve bu kentin geleceğidir. Onun okula ulaşmasını kolaylaştırmak, ailesinin yükünü hafifletmek ve eğitim hakkını desteklemek, belediyelerin de toplumsal sorumlulukları arasında olmalıdır. Çünkü eğitim yalnızca okul kapısından içeri girmekle başlamaz; o kapıya ulaşabilmekle başlar.
Elbette 65 yaş üstü vatandaşlarımızın ücretsiz ulaşım hakkını savunuyoruz. Yıllarca çalışmış, emek vermiş, bu ülkenin bugüne gelmesinde pay sahibi olmuş büyüklerimizin sosyal hayata katılabilmesi çok değerlidir. Onların hakkını savunmakla öğrencilerin hakkını savunmak birbirine karşıt değildir. Mesele, bir kuşağın hakkını diğer kuşağın cebinden çıkarmak değil, her kuşağın hakkını gözeten adil bir sistem kurmaktır.
Ancak insanın aklına şu soru geliyor: Yaşlılarımıza ücretsiz ulaşım sağlayabilen bir belediye, geleceğimiz olan çocuklarımız ve gençlerimiz için de benzer bir kolaylık sağlayamaz mı?
Neden okul çağındaki çocukların toplu taşıma giderleri ailelerin omuzlarında kalmak zorunda? Neden dar gelirli bir aile, çocuğunun eğitimine devam edebilmesi için her ay ulaşım hesabı yapmak zorunda? Neden öğrencinin cebindeki birkaç lira, eğitim yolculuğunun önünde bir engele dönüşsün?
Çocuklara ve öğrencilere ücretsiz ulaşım bir lütuf değil, geleceğe yapılan toplumsal bir yatırımdır.
Bugün öğrenciden alınan ulaşım ücretini yalnızca bir bilet bedeli olarak görmeyelim. O ücret, kimi aileler için bir öğün yemeğin, bir defterin, bir kalemin ya da çocuğun katılmak istediği bir kursun bedelinden eksilen paradır. Ulaşım pahalılaştıkça sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmak zorlaşır; fırsat eşitsizliği daha da derinleşir.
Bir kentte çocukların eğitime erişimi, ailesinin ekonomik durumuna bağlı olmamalıdır. İmkânı olan ailenin çocuğu her yere rahatça ulaşırken dar gelirli ailenin çocuğu yol parasını düşünüyorsa orada yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir adalet meselesi de vardır.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin önünde önemli bir fırsat bulunuyor: Öğrenci biletlerine yapılan zammı yeniden değerlendirmek, mümkünse geri çekmek ve okul çağındaki çocuklar için ücretsiz ulaşım modelini hayata geçirmek.
Bu uygulama bütün öğrenciler için hemen mümkün değilse bile ilk adım olarak ilkokul ve ortaokul öğrencilerinden başlanabilir. Ardından lise öğrencileri ve dar gelirli ailelerin çocukları için kapsamlı bir destek programı geliştirilebilir. Belediyenin bütçesi, maliyetleri ve yasal imkânları şeffaf biçimde değerlendirilerek uygulanabilir bir çözüm ortaya konabilir.
Çünkü sosyal belediyecilik, yalnızca yollar yapmak, kavşaklar düzenlemek ve büyük projeler hayata geçirmek değildir. Sosyal belediyecilik, ekonomik zorluk yaşayan bir ailenin çocuğunun da bu kentin sunduğu imkânlardan eşit biçimde yararlanabilmesini sağlamaktır.
Sayın Mersin Büyükşehir Belediye Başkanına ve belediye yönetimine sesleniyoruz:
Öğrenciler zamlarla değil, fırsatlarla büyüsün. Çocuklar otobüs kartlarının bakiyesini değil, hayallerinin sınırlarını düşünsün. Aileler çocuklarını okula gönderebilmek için hesap yapmak zorunda kalmasın.
Büyüklerimizin ücretsiz ulaşım hakkı korunsun; ancak öğrencilerimiz de unutulmasın. Birinin hakkını savunurken diğerinin yükünü artırmak zorunda değiliz.
Bir belediyenin en büyük eseri yalnızca yaptığı yollar değil, o yollardan geleceğe umutla yürüyen çocuklardır.
Mersin, çocuklarına ve gençlerine sahip çıkan bir kent olmalıdır. Öğrenci biletlerine yüzde 50 zam yapılması yerine, çocukların ve öğrencilerin ücretsiz ulaşım hakkının tartışıldığı, somut çözümlerin üretildiği bir kent politikası geliştirilmelidir.
Unutmayalım: Bugün otobüse binmekte zorlanan çocuk, yarın bu kentin doktoru, öğretmeni, mühendisi, sanatçısı ya da bilim insanı olabilir.
Bir öğrencinin yol parasından tasarruf etmek, bir ailenin yükünü hafifletmektir. Bir çocuğun önündeki ulaşım engelini kaldırmak ise bir toplumun geleceğine yatırım yapmaktır.
Mersin Büyükşehir Belediyesinden beklentimiz açıktır: Öğrenci zammı yeniden değerlendirilsin, çocuklar için ücretsiz ulaşım gündeme alınsın ve sosyal belediyecilik sözde değil, hayatın içinde hissedilsin.
Çünkü çocuklar bu kentin misafiri değil, geleceğinin sahibidir.
Geleceğe zam yapılmaz; geleceğe yatırım yapılır!
Next